Olayın Arka Planı
1960 yılının nisan ayında Demokrat Parti'nin muhalefeti ve basını denetlemek amacıyla kurduğu Tahkikat Komisyonu, üniversite gençliği ve aydınlar arasında büyük bir tepkiyle karşılandı. 28 ve 30 Nisan tarihlerinde İstanbul ve Ankara'da yaşanan öğrenci protestolarında polisin sert müdahalesi sonucu Turan Emeksiz ve Nedim Özpulat isimli öğrencilerin hayatını kaybetmesi, ülkedeki siyasi tansiyonu en üst seviyeye çıkardı. Basın sansürü ve sıkıyönetim ilanına rağmen gençler, organize bir tepki göstermek amacıyla "555K" parolası altında birleşti.
Eylemin Gerçekleşmesi ve İkonik Anlar
5 Mayıs günü Kızılay Meydanı'nda toplanan yüzlerce öğrenci, önceden belirlenen işaret uyarınca Plevne Marşı'nı ıslıkla çalarak eylemi başlattı. Tesadüfen o sırada makam aracıyla Kızılay Meydanı'ndan geçmekte olan Dönemin Başbakanı Adnan Menderes, arabasından inerek protestocu gençlerin arasına girdi. Türk siyasi tarihine geçen meşhur diyaloglar bu esnada yaşandı:
- "Hürriyet İstiyoruz!" Sloganı: Kalabalığın içinde kalan Başbakan Menderes, yakasına yapışan bir gence (bu kişinin Vedat Dalokay veya Deniz Baykal olduğu yönünde farklı rivayetler mevcuttur) "Ne istiyorsunuz?" diye sormuş, gençten "Hürriyet istiyoruz!" cevabını almıştır.
- Menderes'in Yanıtı: Menderes'in bu cevaba karşılık "Bir başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet mi olur?" dediği tarih kayıtlara geçmiştir
- "Biz Katil Değiliz" Çıkışı: Çevresini saran gençlerin "Hükümet istifa" ve "Katil" sloganları atması üzerine Menderes'in "Beni öldürecek misiniz?" sorusuna, öğrencilerin "Biz katil değiliz, katil devlet" şeklinde yanıt verdiği belirtilir. Menderes, korumaları ve yakınları tarafından bölgedeki bir gazetecinin arabasına bindirilerek güçlükle alandan uzaklaştırılmıştır.
Tarihsel Önemi
Vikipedi 555K Maddesi detaylarında da aktarıldığı üzere eylem, herhangi bir siyasi parti liderliği olmadan, tamamen öğrenci inisiyatifi ve "fısıltı gazetesi" ile yürütülmüştür. Altan Öymen gibi dönemin gençlik liderlerinin de içinde bulunduğu bu protesto, toplumsal muhalefetin gücünü göstermesi açısından kritik bir sembol olmuş ve bu olaydan sadece 22 gün sonra 27 Mayıs darbesi gerçekleşmiştir. [1, 2, 3]





