HÜDA PAR Aile Başkanlığı Bursa’da ‘Son Kale: Aile’ konferansı düzenledi. Panelde, HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı ise selamlama konuşması gerçekleştirdi.
Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferans, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından kürsüye gelen Çiftçi, ailenin ifsat edilmesine yönelik uygulamaların kaldırılması için birlikte hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Konferansa HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün de katıldı.
“AİLE, SADECE KADININ KORUMASI GEREKEN BİR MÜESSESE DEĞİLDİR”
Konferansta bir açılış konuşması yapan HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, uzun bir süredir aile kurumu üzerinden oyunlar oynandığına vurgu yaparak, “Dikkatinizi çektiyse çoğunlukla da kadın üzerinden ailenin yıkılmasına gayret gösteriliyor. Aile dendiğinde daha çok hanımefendiler aile üzerine titriyorlar. Ailenin korunması gerektiğine erkeklerden çok daha fazla gayret gösteriyorlar. Bu konuya daha fazla ehemmiyet gösteriyorlar. O halde evet çuvaldızı başkasına batıralım ama iğneyi de gelin hep beraber erkekler olarak kendimize batıralım. Aile, sadece kadının koruması gereken bir müessese değildir. Kadın ve erkeğin birlikte koruması gereken bir müessesedir.” dedi.
“HÂLÂ BÜTÜN TOPLUMLARI KONTROL ALTINA ALABİLMEK İÇİN ÖNLERİNDE BÜYÜK BİR ENGEL VAR: AİLE”
Ailenin neden hedefte olduğu sorusunun cevabının çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Ramanlı, şöyle devam etti: “Siyasetimizi, ticaretimizi, gençliğimizi, eğitimimizi, büyük ölçüde değerlerimizden yoksun bıraktılar ama hâlâ bütün toplumları kontrol altına alabilmek için önlerinde büyük bir engel var: Aile. Şayet aileyi de yıkmayı başarırlarsa sadece Türkiye değil, sadece İslam dünyası da değil, yedi kıtanın bütün insanlarını onların sevdiklerini sevmek, önerdiklerini giymek ve istedikleri gibi düşünmek mecburiyetinde bırakacaklar. Bizler köklü bir kültürün ve medeniyetin insanlarıyız ve bu medeniyetin taşıyıcısı da her zaman olduğu gibi ailedir. Aileyi bizim gözümüz gibi korumamız gerekirken maalesef ne kurulan aileleri ayakta tutma konusunda ciddi bir irade sergiliyoruz ne de yeni aileler kurulması konusunda da ciddi bir çabamız var. Helale giden yolları tıkayıp çıkmaza dönüştüren, harama giden yollarıysa otobana çeviren bir toplumun başarılı olma şansı yoktur.”
“ALIŞKANLIKLARIMIZ DEĞİŞSE DE ÖZÜNDE AİLE DEMEK, ŞEFKAT DEMEKTİR”
Gençlerin kendi yuvalarını kurma konusunda herkesin yardımcı olması gerektiğini ifade eden Ramanlı, “Toplumdan topluma, yöreden yöreye davranış kalıplarımız, alışkanlıklarımız değişse de özünde aile demek, şefkat demek, sevgi demek, bağlılık demektir. Birileri ‘aile kadının mezarıdır’ demişti. Eğer siz, şefkatin yerine adaveti, sevginin yerine nefreti, dayanışmanın yerine rekabeti, sadakatin yerine ihaneti yerleştirirseniz aile, kadının da erkeğin de çocuğun da mezarı olur. Şefkatin, merhametin, sadakatin, dayanışmanın da kaynağı Kur'an'dır, sünnettir, Rabbimizin çizdiği çerçevedir. Bu çerçeveye uymak da hepimizin sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
“KADIN SOSYAL HAYATTA, SİYASAL HAYATTA, KÜLTÜREL HAYATTA YOKSA ERKEK DE EKSİKTİR”
“Aileyi kadın üzerinden yıkmaya çalışan o melun zihniyete inat bizlerin de erkekler olarak kadınlara hak ettiği değeri vermemiz gerekiyor.” diyen Ramanlı, şu ifadeleri kullandı: “Ailenin sorumluluğu sadece kadının omuzlarında bir yük olarak kalmamalı. Evet, erkekler çoğunlukla ailenin geçimini üstlenmiş durumdalar. Ama geri kalan bütün sorumluluklar sadece kadının sorumluluğu değildir.
Çocuğu büyütmek, çocuğa terbiye vermek, çocuğu geleceğe hazırlamak sadece kadının sorumluluğu değildir. Bizim de erkekler olarak hanımlarımıza kol-kanat germek onlara yardımcı olmak gibi bir mecburiyetimiz var. Emin olun kadın sosyal hayatta, siyasal hayatta, kültürel hayatta yoksa erkek de eksiktir. Elbette kadınları emperyalist kapitalist düzenin emek sömüren çarkında ezmek isteyen bir zihniyet var. Bunun farkındayız ama ideallerini gerçekleştirmek isteyen, sosyal hayatta var olmak isteyen bütün o sorumluluklarının üzerine bir de bu sorumlulukları eklemek isteyen hanımefendilere bizim ön açıcı olmamız gerekiyor. Kadın sadece emeğiyle değil iradesiyle de duygusuyla da fikriyle de bize ortaktır.”
Açılış ve selamlama konuşmalarının ardından Dr. Öğretim Üyesi Mücahit Gültekin, aileyi tahrip eden uygulamalar hakkında bir sunum yaptı. Sunumun ardından konferans, hediye takdimiyle sona erdi.