Bazen saatlerce sosyal medyada dolaşır, hiçbir şey hissetmeden ekranı kapatırız. Bazen de birkaç dakikalık bir video, hayata bakışımızı değiştirir. İşte ben de geçen gün tam böyle bir duygu yaşadım. İzlediğim bir YouTube kanalı bana sadece "Yaaa..." dedirtmedi; aynı zamanda insanın asıl engelinin bedeninde değil, zihninde olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Kanalın kahramanları Koreli spastik engelli bir karı-koca ve onların sağlıklı çocukları... Kadının engeli daha ağır. Özellikle vücudunun sol tarafını kontrol etmekte zorlanıyor. Eşi de spastik engelli ancak onun en büyük sıkıntısı yürümekte yaşadığı güçlük. Buna rağmen motosikletine biniyor, kaskını takıyor ve kurye olarak çalışıp her gün evine ekmek götürüyor.
Eşi ise her gün kocasının yardımıyla motosikletten iniyor ve köy yumurtası satarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Zaman zaman oğulları da onlara eşlik ediyor.
Bunları acındırmak ya da dramatik bir hikâye anlatmak için yazmıyorum. Tam tersine... Ben orada tarifsiz bir mutluluk tablosu gördüm.
Bu aile bütün engellerine rağmen evlenmiş, yuva kurmuş, çocuk sahibi olmuş. Çalışıyorlar, üretiyorlar, çocuklarını okula gönderiyorlar, sofraya birlikte oturuyorlar. Baba eve geldiğinde anne kapıyı açıyor, ev terliğini uzatıyor. Her sabah eşine küçük bir atıştırmalık hazırlıyor, kapıya kadar uğurluyor.
Birbirlerine gösterdikleri saygı ve sevgi gerçekten insanı hayran bırakıyor. Birbirlerinin çorabını giydiriyorlar, ayakkabılarını bağlıyorlar, ihtiyaç duydukları her anda birbirlerine destek oluyorlar. Henüz 9 yaşındaki çocukları bile anne ve babasının özel durumunun farkında. Şikâyet etmeden, sızlanmadan ailesine yardım ediyor.
Aile büyükleri de sık sık onları ziyaret ediyor, birlikte vakit geçiriyorlar. Videoları izledikçe şunu düşündüm: Demek ki mutluluk, sahip olduklarımızın çokluğunda değil; birbirimize verdiğimiz değerde saklı.
Bir bölümde baba motosikletten düşerek ayağını kırıyor. Hareket etmekte zaten zorlanan eşi, büyük bir fedakârlıkla ona bakıyor. Yemek yediriyor, ihtiyaçlarını karşılıyor, moral veriyor. O sahneleri izlerken gerçekten çok duygulandım.
Belki bu onların kültürüdür, belki aile anlayışlarıdır... Ama bana geçen duygu şuydu: Sevgi varsa engeller küçülüyor, dayanışma varsa hayat kolaylaşıyor.
Ülkemizde de binlerce spastik engelli vatandaşımız var. Ne yazık ki birçoğu çalışma hayatına katılamıyor, yeterince değer görmüyor. Hatta bazı aileler engelli evlatlarını toplumdan uzak tutuyor.
Oysa bu Koreli aile, kimseye yük olmadan, dram üretmeden, alın teriyle yaşamını sürdürüyor. YouTube'da milyonlarca kişinin ilgisini çekmelerinin nedeni de tam olarak bu: Azimleri, sevgileri ve umutları...
Derler ya; "Öğrenmenin yaşı yoktur."
Ben de bu aileyi izledikten sonra hayata dair yeni bir ders aldım. Sevginin, saygının ve dayanışmanın önünde hiçbir engelin duramayacağını bir kez daha gördüm.
Hoşça kalın…