“Okullar korku değil, güven üretmelidir” diyen Cangir, hiçbir çocuğun korkarak okula gitmemesi, hiçbir öğretmenin ise kendini güvensiz hissetmemesi gerektiğini vurguladı.
Son günlerde Şanlıurfa’da yaşanan olay ile Kahramanmaraş’taki bir okulda meydana gelen ve çocukların hayatını kaybettiği saldırının toplumda derin bir üzüntü oluşturduğunu ifade eden Cangir, hayatını kaybeden öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.
Bu tür olayların tekrar etmesinin artık “münferit değil, yapısal bir sorun” olduğunu belirten Cangir, geçici önlemler yerine kalıcı ve bütüncül bir okul güvenlik sisteminin zorunlu hale geldiğini söyledi.
Okulların yalnızca eğitim verilen yerler değil, aynı zamanda çocukların ve öğretmenlerin kendilerini en güvende hissetmesi gereken alanlar olduğunu ifade eden Cangir, güvenlik politikalarının bireysel değil, bilimsel ve çok katmanlı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.
BATGEV bünyesindeki akademik kurul tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda hazırlanan öneriler ise şu şekilde sıralandı: Kurumsal okul güvenliği modelinin ulusal politika haline getirilmesi, Okul çevrelerinde kesintisiz ve sürdürülebilir güvenlik yapısının kurulması, Fiziksel, teknolojik ve insan odaklı çok katmanlı güvenlik sistemi, Rehberlik hizmetleriyle psikolojik erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi, Okul–aile–kamu arasında etkin koordinasyon ağı oluşturulması, Okul çevresi risk analizlerinin bilimsel yöntemlerle yapılması, Şiddet önleme ve güvenlik farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması.
Cangir, “Bugün kaybettiğimiz çocuk, bizim çocuğumuz da olabilirdi. Bu acı hepimizin ortak acısıdır” diyerek toplumun tüm kesimlerini sorumluluk almaya davet etti.
Açıklamasının sonunda BATGEV olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Cangir, ilgili kurumlara bilimsel temelli ve kalıcı çözümler üretme çağrısında bulundu.




