Batman’da yaşadığım yıllar boyunca gerçekten huzurlu geçen kaç yıl sayabilirim, inanın ben de bilmiyorum. Yaşımı söylemeyeceğim ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Batman, oldum olası bir kaosun içinde savrulup durdu. Kimi zaman siyasi çekişmeler, kimi zaman kişisel çıkarlar bu şehrin huzurunu, neşesini ve umutlarını yıllardır gölgeledi.
Seksenli yıllarda gençler arasında sağ-sol kavgaları vardı. Doksanlı yıllarda ise bu gerilim yerini çok daha ağır bir tabloya bıraktı; onlarca insan hayatını kaybetti, onlarcası kayboldu. Acılar birikti, yaralar kapanmadan yenileri açıldı.
2002’li yıllarda “Her şey yoluna giriyor galiba” derken, siyasi gerilimler Batman’da yeniden alevlendi. Yürüyüşler, protestolar derken birçok insan bir anda kendini karakolda ya da cezaevinde buldu. O günden bugüne Batman, adeta uyuyan bir volkan gibi… Sanki birileri bir kıvılcım çakacak ve herkes yeniden meydanlara dökülecekmiş hissi hiç kaybolmadı.
Peki neden?
Neden Batman, siyasi konularda sürekli kendini öne atıyor?
Barış varken, birlik varken, kardeşlik varken neden kendimizi “biz ve onlar” diye ikiye bölüyoruz?
Ve en acısı, bu bölünmenin ortasında kalan, sesi duyulmayan “hiç kimseler” oluyor.
Covid-19 ve deprem sonrası Batman’da tablo daha da karmaşık bir hal aldı. Dışardan gelenlerle birlikte bazı gençler kendilerini bir anda çetelerin, uyuşturucu ağlarının, dolandırıcılık şebekelerinin içinde buldu. Yasa dışı bahis, kaçak sigara, illegal yollar… Ardından alacak-verecek hesapları ve ürkütücü bir silahlanma süreci.
Bütün bunlar neden hep Batman’da kendine bu kadar kolay yer buluyor?
Yumuşak karnımız neresi?
Ekonomi mi, sosyal yapı mı, yoksa sahipsizlik mi?
Bunlar gerçekten ciddi şekilde araştırılması gereken sorular.
Batman, kurulduğu günden bu yana neden hep kendini kaosun ortasında buluyor? Diğer şehirlerde bu tür olaylar bir kibrit alevi gibi yanıp sönerken, biz neden pire için yorgan yakıyoruz, anlayabilmiş değilim.
Batman’daki dalgalı sular, fırtınalar bir türlü durmuyor. Bunun bedelini de yine biz ödüyoruz. Şehrimize yazık ediyoruz. Gençlerimize yazık ediyoruz. Yatırımcı gelmiyor, iyi doktor gelmiyor; gelen de ilk fırsatta eşyasını toplayıp arkasına bile bakmadan gidiyor.
İnanın, güzel memleketime, gençlerimize ve kaybettiklerimize gerçekten üzülüyorum.
Artık Batman’da huzur istiyorum.
Barış istiyorum. Ve herkes istemeli.
Batman’da huzur ve barış egemen olmalı. Bunu bir şekilde başarmak zorundayız; geleceğimiz için, gençlerimiz için, bu şehrin yarınları için.
Hoşça kalın.