Batman'da Vatandaşın Üzerine Kimse İpotek Koyamaz

Bazı şehirler değişir, bazı şehirler gelişir. Bazı şehirler ise yıllar geçse de eski alışkanlıklarının gölgesinde yaşamaya devam eder. Ne yazık ki Batman için hâlâ bu soruyu sormak zorundayım: Gerçekten değiştik mi?

Ben doğma büyüme Batmanlıyım. Yıllar önce mahalle baskıları nedeniyle memleketimden uzun süre uzak kaldım. Döndüğümde ise içimde bir umut vardı. Belki insanlar değişmiştir, belki daha çağdaş bir anlayış gelişmiştir, belki farklı yaşam tarzlarına saygı artmıştır diye düşündüm. Ama gördüm ki değişen sadece binalar, kafeler ve caddeler olmuş. Zihniyet ise hâlâ aynı yerde duruyor.

Batman'ın ışıl ışıl sokakları sizi aldatmasın. Bu şehrin en büyük sorunu beton değil, bakış açısıdır.

Hâlâ insanların kıyafeti konuşuluyor. Hâlâ yaşam tarzlarına müdahale ediliyor. Hâlâ etnik ayrımlar, aşiretçilik, kabadayılık ve mahalle baskısı hayatın içinde yer buluyor. Kadın cinayetleri, şiddet, kavgalar ve hukukun yerine kişisel güç gösterilerinin öne çıkması, bu kente yakışmıyor.

Bunu dile getirince bazıları kızıyor. "İnsan memleketi hakkında böyle konuşur mu?" diyorlar.

Evet, konuşur.

Çünkü gerçekleri konuşmadan hiçbir şehir değişemez. Sorunlarımızı görmezden gelerek değil, cesaretle yüzleşerek çözebiliriz. Kendimize şu soruyu sormalıyız: Neden değişmiyoruz? Neden yeni bir sayfa açmıyoruz? Neden mahalle baskısını hâlâ hayatımızın bir parçası olarak görüyoruz?

Bugün Batman'da polis de var, jandarma da var, savcı da var, hâkim de var. Hukuk vatandaşın yanında. O halde insanlar neden hâlâ kendi hukukunu uygulamaya çalışıyor? Neden çağdaş bir toplum olma konusunda bu kadar direniyoruz?

Hiç kimsenin başka bir vatandaş üzerinde baskı kurmaya hakkı yoktur.

Kimse kimsenin yaşam biçimine, ticaretine, düğününe, eğlencesine, kıyafetine ya da sosyal hayatına ipotek koyamaz. Batman'da herkes özgürce yaşayabilmeli, huzur içinde çalışabilmeli ve kendini güvende hissedebilmelidir.

Çünkü gerçek anlamda güçlü şehir; korkunun değil, özgürlüğün hâkim olduğu şehirdir.

Kısacası, Batman'ı gerçekten seviyorsak, önce birbirimizi rahat bırakalım.

Hoşça kalın.