Batman’ın değerli büyüklerine, kanaat önderlerine, eğitimcilerine, iş insanlarına ve yılların tecrübesini taşıyan akil adamlarına bir çağrım var:
Bugün hepimizin önünde duran en büyük soru şudur: Gençlerimizi nasıl kurtaracağız?
Kahve köşelerinde saatlerini tüketen, kafelerde geleceğini erteleyen gençleri nasıl yeniden hayata kazandıracağız? İddia batağından, siber dolandırıcılıktan, alkolün, sigaranın ve uyuşturucunun pençesinden onları nasıl uzak tutacağız?
Daha da önemlisi; bu gençleri nasıl eğitip meslek sahibi, üretken ve eli iş tutan bireyler haline getireceğiz?
Bir başka önemli mesele de evlilik. Altın ve takı yarışının altında ezilen gençlerimizi, gösterişten uzak, sade ve huzurlu yuvalar kurmaya nasıl teşvik edeceğiz? Yüksek kira bedelleri karşısında ev sahibi olmayı bırakın, kiracı olmayı bile hayal edemeyen gençlere nasıl umut vereceğiz?
Bu soruların cevabını arıyorum.
Batman’ın akil adamları bana bir fikir versin. Madem ki tecrübe sahibisiniz, madem ki bilgi, irfan ve hayat birikiminiz var; gelin bizleri aydınlatın. Hangi yolu deneyelim?
Gençlerimize önce güzel ahlakı mı anlatalım? Eğitimi, bilimi, matematiği, edebiyatı ve sanatı mı öne çıkaralım? Yoksa onları sosyal medyanın insafına, sanal dünyanın tuzaklarına bırakıp kaderlerine razı mı olalım?
Hayır...
Buna hakkımız yok.
Çünkü gençlik elimizden kayan bir sabun gibi hızla uzaklaşıyor. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybediyoruz. Kimisi umutsuzluğa, kimisi bağımlılığa, kimisi de amaçsızlığa sürükleniyor.
Elbette devletin kanunları var, kurumları var, görevini yapan insanlar var. Ancak bu mücadele yalnızca devletin omuzlarına bırakılamaz. Toplumun desteğine ihtiyaç vardır. İşte bu noktada söz sahibi olan, halkın içinden gelen, toplumun nabzını tutan akil insanların sorumluluğu başlıyor.
Sessiz kalmak çözüm değil. Bugün konuşmazsak yarın çok geç olabilir.
Yıllardır bu konuda yazıyor, uyarıyor ve dikkat çekmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki para, mal ve mülk gelip geçicidir. Asıl yatırım çocuklarımıza yapılan yatırımdır. Paramızı onların eğitimine, zamanımızı onların gelişimine harcamalıyız. Kahve köşelerinde tüketilen saatler yerine gençlerimizin hayallerine ortak olmalıyız.
Değerli büyüklerimiz;
Bu mesele siyasetin, makamın ya da şahsi hesapların çok ötesindedir. Bu, Batman’ın ve ülkemizin geleceği meselesidir.
Artık bir araya gelmenin, ortak akıl üretmenin ve yüksek sesle konuşmanın zamanıdır. Çünkü kaçan balık her zaman büyük olur.
Yarın değil, bugün...
Hatta şimdi harekete geçmeliyiz.
Hoşça kalın.