Birkaç yıl önce Batman havası neredeyse maskesiz dışarı çıkmaya müsaade etmeyecek derecede kirliydi. Rafinerinin saldığı gazlar, genizleri dolduran toz bulutları, bacalardan çıkan kara dumanlar, araçların egzoz gazları, hava değişiminin gerçekleşememesi gibi etkenler ciddi manada sağlığımızı tehdit eder boyutta. O dönemlerde doktorlar, Batman havasının kirliliğinden yakınmıştım. Söyledikleri açıkçası endişe vericiydi. Yıllar sonra Batman’da akciğer, kalp rahatsızlıklarının artacağını, kanser vakalarına daha çok rastlanacağını anlatmıştı.
Aradan zaman geçti, doğalgaz nimetiyle tanıştı şehrimiz. Kışın belki eskisi kadar kötü değil havamız ama diğer etkenler olduğu yerde duruyor. Yakıt konusunda gerekli denetimler yapılmalı, ağaçlandırma çalışmaları artmalı, şehir merkezinde toza sebep olan bozuk yollar bir an önce bitirilmeli. Ancak rafinerinin zaman zaman saldığı gazlar, özellikle rafineriye yakın semtlerde oturan vatandaşlar tarafından büyük tepkiye neden oluyor. Vatandaşların tepkisine gazetemizde haber olarak değinmiştik. Vatandaş devlet desteği ile rafinerinin şehir dışına çıkmasını istiyor. Özellikle yaz aylarında serinlemek için damlarda ve balkonlarda uyumak istediklerini anlatan vatandaşlar, rafineriden gelen kimyasalların kokularının buna engel olduğunu, sabah uyandıklarında ise genizlerinde ve boğazlarında yanma olduğunu aktarıyorlar. Çevreciler de rafinerinin şehir merkezinde olmasına tepki gösteriyor. Çevreci Gönüllüleri Derneği Başkanı Recep Kavuş, salınan gazların sadece havaya değil, aynı zamanda toprağa ve suya da karıştığını hatırlatarak büyük sağlık sorunlarına davetiye çıkarıldığını aktarıyor. Yani yıllar önce doktorların değindiği noktaya bugün kendisi değiniyor. Demek ki hiç bir şey değişmemiş!
Şehir dışından kentimize gelen bir vatandaş, ilk girişte değişik bir koku alacaktır. Bunu şehir dışından döndüğümüzde hepimiz anlıyoruz. Batman’da yaşadığımız için bu kokuya alışmış olabiliriz, ancak sağlığımızı tehlikeye attığını da unutmamak gerekir.
Rafinerinin şuanda konumlandığı yer Batman’ı adeta ikiye bölüyor. Şehrin öbür tarafının gelişmesine, ferahlamasına engel teşkil ediyor. Şehrin bütünlüğüne de zarar verdiği bir gerçektir.
Şehrimizin ilgililerinden, yetkililerinden öncelikle bu olaya bir çözüm üretmelerini Batman’ın havasını soluyan bir vatandaş olarak bekliyorum. Yıllardır bu şartlar değişmedi. Çocuklarımızın, yaşlılarımızın sağlığı önemli. Bize göre çok daha fazla etkileniyorlar. Daha önce bazı siyasetçilerimiz seçimlerden önce rafinerinin şehrin dışına çıkarılmasına ilişkin bir takım vaatlerde bulunmuşlar ve bu konuda projelerini de aktarmışlardı. Yılladır bilinen bir problem bu. Bunun için artık kolların sıvanmasını bekliyoruz. Maliyeti ne olursa olsun insan sağlığından daha önemli olmadığını da hatırlatmakta fayda var.
Şehrimiz kötü havasıyla anılmamalı. Temiz havası, huzur atmosferi, kültür ve medeniyetiyle anılmalıdır. Maliyetli olmasına rağmen Rafineri, bugün konumlandığı yerden devletin desteği ile şehir merkezinin dışında bir yere nakledilmeli ve bugünkü rafinerinin bulunduğu alanların bir bölümü Batman’ı da simgeleyecek şekilde açık bir müzeye dönüştürülebilir. O zaman rafineri Batman’a ayrı bir hava katacaktır, ancak bu hava temiz bir hava olacaktır.
Herkese bol oksijenli, temiz havalı günler dilerim.
Hoşça Kalın…