Batman’ın Madalyonunun Öteki Yüzü

​Emniyet ve Jandarma ekiplerinin son dönemde paylaştığı veriler, Batman’ın huzur tablosu üzerinde ciddi soru işaretleri bırakıyor. Yapılan bilgilendirmelerde, sadece son birkaç ay içerisinde 50’ye yakın hükümlünün şehrimizde yakalandığı duyuruldu.

​Lütfen dikkat buyurun; "şüpheli" ya da "suçlu" demiyoruz, halihazırda mahkemece suçlu bulunmuş ve cezası kesinleşmiş "hükümlü" kişilerden bahsediyoruz. Batman gibi bir şehir için iki üç ayda 50 hükümlünün sokaklarımızda kol gezmesi, sadece bir asayiş başarısı değil, aynı zamanda derin bir sosyolojik alarmdır.

​ZENGİNLİĞİN KARANLIK GÖLGESİ

​Batman, dışarıdan bakıldığında parlayan, büyüyen ve lüksün arttığı bir şehir imajı çiziyor. Ancak bu madalyonun bir de karanlık yüzü var. Yakalanan şahısların suç profillerine baktığımızda; kara para aklama, dolandırıcılık, kaçakçılık ve uyuşturucu başı çekiyor.

​Bu tablo bize şunu söylüyor: Batman’daki para akışının hatırı sayılır bir kısmı, ne yazık ki dürüst ticaretten değil, illegal yollardan besleniyor. Gençlerimizin zihnindeki "alın teri" kavramı, yerini "kısa yoldan köşeyi dönme" hırsına bırakmış durumda. Emek vererek kazanmak yerine, illegal yolların cazibesine kapılan bir nesil tehlikesiyle karşı karşıyayız.

​TRAKYA İLE BATMAN ARASINDAKİ UÇURUM

​Yaptığım araştırmalara göre, benzer nüfusa sahip pek çok ilde birkaç ay içinde bu kadar yüksek sayıda hükümlü yakalanmıyor. Bu durum akıllara şu soruyu getiriyor: Nerede yanlış yapıyoruz?

​Geçtiğimiz günlerde Trakya bölgesine yaptığım bir ziyarette gözlemlediğim manzara oldukça çarpıcıydı. Parklarda, kahvehanelerde veya çay ocaklarında boş gezen bir genç nüfus bulmak neredeyse imkansız. Kız-erkek fark etmeksizin herkes ya fabrikada, ya tarlada ya da kendi işinin başında. ​Lüks evler mi? Yok.​Gösterişli araçlar mı? Nadir.

​Oradaki hayat felsefesi tek bir cümleyle özetlenebilir: "Çalışırken yorulmak, yerken huzur bulmak." Helal ekmeğin bereketine olan inanç, illegal yolların sahte parıltısını sönük bırakmış. Acı bir gerçektir ki; bugün Trakya’daki cezaevlerinin profiline baktığımızda, büyük bir çoğunluğun dışarıdan gelen, emeğin değil kolay kazancın peşine düşen insanlar olduğunu görüyoruz.

​Bu mesele sadece bir coğrafya kaderi değil, tamamen bir yetiştirilme ve zihniyet meselesidir. Batman, hızla büyürken değerlerini mi kaybediyor? Gençlerimize "çok kazanmayı" değil de "helal kazanmayı" öğretmekte mi geç kalıyoruz?

​Emniyetin yakaladığı 50 hükümlü, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl mesele, o 50 kişinin yerine geçmeye aday binlerce gencimizi bu bataklıktan nasıl kurtaracağımızdır.

​Anlayan anladı ne demek istediğimi... Bereketli, helal ve huzurlu bir Batman dileğiyle.

​Hoşça kalın.