GÜNCEL

Bir Gün Evli Kal, Ömür Boyu Borçlan

Süresiz nafaka uygulaması, kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Avukat Muhammed Ali Özdemir konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Özdemir, süresiz nafakanın ölçülülük ve hukuki denge ilkelerini zedelediğini belirterek, uygulamanın amacını aşarak taraflar arasında ömür boyu süren bir borç ilişkisine dönüştüğünü söyledi.

Özdemir, nafakanın temel amacının boşanma sonrası yoksulluğu önlemek olduğunu hatırlatarak, “Nafaka, evlilikle birlikte oluşan ekonomik dengenin ani şekilde bozulmasını engellemeyi amaçlar. Ancak süresiz hale gelmesi, adalet duygusunu zedeleyen sonuçlar doğurmaktadır” dedi.

“SÜRESİZ NAFAKA ADİL SONUÇLAR DOĞURMUYOR”

Süresiz nafakanın, kanundaki adıyla yoksulluk nafakası olduğunu belirten Özdemir, mevcut uygulamanın hukukta ölçülülük ilkesinden uzaklaştığını vurguladı. Nafakanın, bir tarafı korurken diğer tarafı belirsiz ve sınırsız bir yükümlülük altına soktuğunu ifade eden Özdemir, bunun ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi.

“NAFAKAYA DEĞİL, SÜRESİZ OLMASINA KARŞIYIZ”

Nafaka kavramının sıkça yanlış anlaşıldığını dile getiren Özdemir, nafakaya tamamen karşı çıkmanın doğru olmadığını belirtti. Asıl sorunun nafakanın süresiz hale gelmesi olduğunu ifade eden Özdemir, “Nafakaya karşı olmakla süresiz nafakaya karşı olmak aynı şey değildir. Nafaka yoksulluğu önlemek için vardır; ancak ömür boyu süren bir borca dönüşmesi artık adil değildir” şeklinde konuştu.

“TARİHSEL OLARAK ZORUNLU BİR KURUM DEĞİL”

Süresiz nafakanın vazgeçilmez bir uygulama olmadığını belirten Özdemir, Osmanlı döneminde nafakanın ‘iddet müddeti’ ile sınırlı olduğunu hatırlattı. O dönemde boşanan eşlerin aile evine dönmesi veya yeniden evlenmesi nedeniyle süresiz nafakaya ihtiyaç duyulmadığını ifade etti.

“TOPLUMDA YANLIŞ BİR ALGI OLUŞTU”

Özdemir, özellikle 2000’li yıllardan sonra boşanma oranlarının artmasıyla birlikte süresiz nafakanın toplumsal bir sorun haline geldiğini belirterek, “Kısa süreli evliliklerin ardından dahi yıllarca nafaka ödenmesi, ‘Bir gün evli kal, ömür boyu nafaka öde’ algısının yerleşmesine neden oldu” dedi.

“KADINI GÜÇLENDİRMEK YERİNE BAĞIMLI KILIYOR”

Süresiz nafakanın kadınları koruma adına savunulmasının doğru olmadığını ifade eden Özdemir, sosyal devlet anlayışına dikkat çekti. Kadının çalışmıyor olmasının süresiz nafaka için gerekçe yapılmasının, kadınları güçlendirmek yerine bağımlı hale getirdiğini söyledi.

“YASAL İMKAN VAR AMA PRATİKTE ZOR”

Nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal düzenlemelerin uygulamada yeterli olmadığını vurgulayan Özdemir, Medeni Kanun’da yer alan hükümlere rağmen yıllar süren davalar ve ağır ispat yükleri nedeniyle hukuki belirsizlik oluştuğunu kaydetti.

“BİR YIL İLE YİRMİ YIL AYNI KEFEYE KONULUYOR”

Mevcut sistemin evlilik sürelerini dikkate almamasını eleştiren Özdemir, kısa süreli ve uzun süreli evlilikler arasında nafaka süresi bakımından fark olmamasının açık bir adaletsizlik olduğunu söyledi.

“SÜRESİZ NAFAKA İSTİSNA OLMALI”

Nafakanın tamamen kaldırılmasını savunmadığını vurgulayan Özdemir, sürenin objektif kriterlere göre belirlenmesi gerektiğini belirtti. Evlilik süresi, tarafların yaşı, sağlık durumu ve ekonomik potansiyeli gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini ifade eden Özdemir, süresiz nafakanın ancak istisnai durumlarda uygulanabileceğini dile getirdi.

“SÜRESİZ NAFAKANIN KALDIRILMASI ADALETİN YENİDEN TESİSİ OLUR”

Özdemir, süresiz nafakanın kaldırılmasının nafakanın tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini belirterek, “Bu, nafakanın daha adil, ölçülü ve sürdürülebilir bir şekilde yeniden tanımlanmasıdır. Süresiz nafakanın kaldırılması, adaletin gereğidir” dedi.