Önceki kapanış olan 14.073,79 puandan yaklaşık 150-200 puan civarında gerileme kaydedildi, işlem hacmi de bu düşüş sırasında normal seviyelerin üzerinde seyrettiği için yatırımcıların hızlı pozisyon kapatma eğilimi gösterdiği net bir şekilde ortaya çıktı. Bu düşüşün temel sebebi, küresel piyasalardaki risk iştahının ani daralması olarak öne çıkıyor çünkü Orta Doğu’da ABD-İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesin kırılgan yapısı yeni haftaya girerken yeniden sorgulanmaya başlandı ve Pakistan’da yürütülen müzakerelerden çıkan ilk sinyallerin olumlu olmamasının yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma tehdidi piyasalarda büyük tedirginlik yarattı; bu gelişme enerji arzı konusunda ciddi endişeleri tetiklediği için Brent petrol fiyatları yeniden 100 dolar seviyesini aşarak küresel enflasyon beklentilerini yükseltti ve dolayısıyla merkez bankalarının faiz indirim ihtimalini azalttı.
İkinci olarak, bu jeopolitik gerilimin doğrudan yansıması olarak dünya borsalarında da genel bir satış baskısı oluştu; Asya piyasaları haftaya negatif açılış yaparken Avrupa vadeli kontratları ve ABD endeks vadeli işlemleri de benzer şekilde değer kaybı gösterdi, bu da Türkiye gibi gelişen ülke borsalarının daha fazla baskı altında kalmasına yol açtı çünkü yabancı yatırımcılar riskli varlıkları azaltma eğilimine girdi ve Türkiye’nin CDS primleri yeniden yükseliş sinyali vermeye başladı. Üçüncü soru olarak, iç piyasada bu küresel olumsuz havanın üzerine ne gibi yerel faktörler eklendi diye bakıldığında, geçtiğimiz hafta yaşanan hızlı yükselişin (BIST 100’ün %8,79 gibi ciddi bir haftalık kazançla 14.073 puana çıkması) ardından doğal bir kâr realizasyonu ve teknik düzeltme ihtiyacı ortaya çıktığı görülüyor; endeks kısa sürede önemli direnç seviyelerini test ettiği için bazı yatırımcılar pozisyonlarını kısmen kapatma yoluna gitti ve bankacılık endeksi başta olmak üzere ağırlıklı hisselerde satış baskısı daha belirgin hale geldi.
Dördüncü olarak, petrol fiyatlarındaki bu ani yükselişin Türkiye ekonomisine yansımaları da borsayı olumsuz etkiliyor çünkü Türkiye net petrol ithalatçısı konumunda ve akaryakıt zamlarının enflasyonu yeniden tetikleme potansiyeli yüksek; bu durum TCMB’nin para politikası üzerindeki baskıyı artırırken, cari denge verilerinin bugün açıklanacak olması da yatırımcıların temkinli duruşunu güçlendiriyor. Beşinci soru olarak, altın ve dolar gibi güvenli limanlara yönelimin artması da borsadaki düşüşü destekleyen unsurlardan biri oldu çünkü güçlü dolar endeksi ve yükselen tahvil getirileriyle birlikte riskten kaçış eğilimi güçlendi, bu da hisse senetlerinden çıkışları hızlandırdı. Altıncı olarak, teknik açıdan bakıldığında BIST 100’ün 14.000-14.100 bandındaki kısa vadeli zirve sonrası 13.900 ve 13.750 destek seviyelerine doğru gerilemesi beklenen bir hareket olarak değerlendiriliyor ve birçok analist bu düşüşü “teknik düzeltme” olarak nitelendirirken, kalıcı bir trend değişikliği için jeopolitik haber akışının belirleyici olacağını vurguluyor.
Yedinci soru olarak, küresel makroekonomik verilerin etkisi de göz ardı edilmemeli; ABD’de açıklanacak konut satışları gibi verilerin yanı sıra Fed’in faiz politikasına dair artan belirsizlik (yüksek petrol nedeniyle enflasyon riskinin yeniden ön plana çıkması) piyasaları baskılarken, Avrupa’da da benzer enerji maliyeti endişeleri hissediliyor. Sekizinci olarak, sektör bazında düşüşün dağılımına baktığımızda bankacılık, holding ve sanayi hisselerinde daha sert gerilemeler yaşandığı, buna karşılık bazı savunma ve enerji dışı sektörlerin görece direnç gösterdiği görülüyor; bu da yatırımcıların sektör rotasyonuna gittiğini işaret ediyor. Dokuzuncu olarak, uzun vadeli perspektiften bakıldığında bu tür düşüşler fırsat yaratma potansiyeli taşısa da kısa vadede volatilitenin yüksek seyretmesi bekleniyor çünkü ateşkesin bozulma riski her an yeni dalgalanmalara yol açabilir ve petrolün 100 dolar üzerinde kalıcı olması durumunda küresel büyüme tahminleri aşağı revize edilebilir.
Onuncu ve son olarak, yatırımcılara öneri niteliğinde bir değerlendirme yapacak olursak, bu düşüşün panik satışı yerine fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ancak pozisyonların jeopolitik haber akışına göre sıkı takip edilmesi gerektiğini söylemek mümkün; stop-loss seviyeleri dikkatli yönetilmeli, portföy çeşitlendirmesi yapılmalı ve uzun vadeli yatırımcılar için bu tür düzeltmeler alım fırsatı yaratırken kısa vadeli işlemciler için yüksek risk taşıdığı unutulmamalıdır. Özetle, bugün yaşanan borsa düşüşü ağırlıklı olarak Orta Doğu’daki kırılgan ateşkesin bozulma sinyalleri, petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel risk iştahındaki daralma ve teknik kâr realizasyonunun birleşiminden kaynaklanıyor ve önümüzdeki saatlerde haber akışına göre yön değiştirebilecek dinamik bir süreç olarak izlenmelidir. Piyasalar her zaman belirsizliklerle dolu olduğu için sakin ve bilgiye dayalı kararlar almak en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Muhabir: YUSUF UYANIK