Bu İyi Adamlar Nerede?

Eski İngiliz filmlerini izlerken aklımıza kazınan karakterlerden biri Robin Hood’dur. Defalarca beyaz perdeye taşınmış bu başyapıtın temelinde, aslında oldukça etkileyici bir hikâye vardır. Robin Hood, saraydan kovulmuş, kralın emirlerinden kaçan bir asi. Ama bu karakter sadece isyankâr değil; ormanda kendisine benzeyen insanlardan bir çete kuruyor ve zengin kraliyet ailelerinden çaldıklarını halkla paylaşıyor. Tabii, kralın kızıyla olan aşkı da hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Yönetim, isyan, aşk ve halkın adamı… Hepsi bir arada.

Bu film, bir kitaptan beyaz perdeye aktarılmış olsa da, insan olarak bu tür hikâyelere bayılıyoruz. Türk Yeşilçam’ı da bu romanlardan etkilenmiş, Robin Hood konusunu birebir işlemeseler de benzer temaları işleyen pek çok film sinemalara taşınmış: Zengin kız, fakir oğlan; Malkoçoğlu gibi kahramanlık öyküleri… Hâlâ televizyonlarda izleniyor.

Ama işte istemeden de olsa, bu tür hikâyeler insanların zihninde “zengin = kötü” algısı oluşturuyor. Peki, bütün zenginler kötü olabilir mi? Bugün ülkemizde kalkınmamıza katkı sağlayan, istihdam oluşturan birçok zenginimiz var; Koçlar, Sabancılar ve onlara yakın birçok iş insanı… Bu kişiler sayesinde binlerce vatandaş evine ekmek götürüyor, helal kazançla geçimini sağlıyor.

“Efendim, asgari ücret bu kadar” demeyin; birçok fabrikada çalışanlar asgari ücretin çok üzerinde maaş alıyor. Ama insanımız maalesef olumsuz örnekleri zihnine kazıyor ve böyle yetişen bir toplum, gördüğü her iş adamına şüpheyle bakıyor. Bu son derece yanlış bir düşünce.

Unutmayalım: Robin Hood bir hayal ürünüdür. Kitaptan çıkan bir karakterdir; gerçekte öyle bir olay yaşanmamıştır. Günümüzde zenginlerimiz olmasa, birçok yoksulumuz hastane köşelerinde yaşamını kaybedecekti. Onlar öylesine çok insanı maddi ve manevi olarak destekliyor ki, duyduğunuzda şaşırırsınız. Afganistan’dan Hindistan’a, Afrika’dan gelen çalışanlar, ülkelerinde yeterince yatırım yapılmadığı için burada çalışmak zorunda kalıyor.

Sapla samanı karıştırmamak gerekir. Ülkemizde zengin ve yoksul arasındaki fark görece kapalıdır; hemen hemen herkesin arabası ve evi var. Elbette alt tabaka her toplumda vardır; bu evrensel bir gerçek.

Geleceğin Robin Hood’ları ise artık gerçek birer suç makinasıdır. Devletimizin sunduğu hizmetin yerini hiçbir film ya da dizi alamaz. Sinema, televizyon ve kitaplar hayal ürünü olabilir, ama gerçek hayat bambaşkadır.

Bilginiz olsun.