Bunu Yazmaktan Vazgeçmeyeceğim

Değerli gençler,

Bu satırları belki defalarca okudunuz, belki ben de defalarca yazdım. Ama bilin ki yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Çünkü sizi önemsiyorum. Çünkü bu ülkenin yarını sizsiniz.

Sabırsız olduğunuzu biliyorum. Sokakta gördüğünüz lüks bir araba, vitrindeki en yeni telefon, sosyal medyada gördüğünüz “ışıltılı hayatlar”… Hepsi bir an önce sahip olunmak istenen hayaller. Gençlik biraz da böyle bir şeydir; hızlı yaşamak, çabuk kazanmak, hemen ulaşmak istemek…

Ama acele etmeyin.

Acele ederken, sizi bir sigaranın içimi kadar kullanıp atacak kötü niyetli insanların maşası olmayın. “Gel sana hesap açalım”, “Hesap numaranı ver, üç kuruş kazanırsın” diyenlere kanmayın. Kimsenin sizi kullanmasına izin vermeyin. Üç kuruşluk menfaat için, ömür boyu pişmanlık yaşayacağınız bir yola girmeyin.

Unutmayın; sabır ve emek en büyük sermayedir.

Atalarımız ne demiş: Damlaya damlaya göl olur.

Helal yolla kazanılan her kuruşun bereketi vardır. Allah’ın bereketinin önüne geçecek hiçbir sermaye yoktur. Diğer bütün kazançlar ise denizin köpüğü gibidir. Bir dalga gibi gelir, bir dalga gibi çekilir. Geriye ne kalır? Hayal kırıklığı… Pişmanlık… Ve keşke’ler…

Bu toprakların her karışında sizin ailenizin, babanızın, atalarınızın izi var. Kendinizi bu ülkeye yabancı hissetmeyin. Boş düşüncelere kapılmayın. Dünyaya herkes kısmetiyle gelir; kimse kısmetinden fazlasını yiyemez, göremez. Ne zaman olarak, ne mal mülk olarak…

Yeter ki çalışın. Yeter ki sabredin. Yeter ki dürüst olun.

Uyuşturucuya bulaşmayın. O sizi sizden alır. Ailenizden alır. Hayallerinizden alır. Bir köşeye atılmış bir çuval gibi bırakır. O saatten sonra ne siz eski siz olursunuz, ne de hayat size ikinci bir fırsatı kolay verir. Aileniz üzülür, toplum sizi dışlar, en sonunda insan kendi yalnızlığıyla baş başa kalır.

“Dertsiz insan var mı?” diye sorun kendinize. Yok. Herkesin bir yükü var. Kimi fakirliğin yükünü taşır, kimi zenginliğin stresini. Paranın çokluğu bile insana huzur getirmeyebilir. Demek ki mesele para değil.

Toplumdaki gerçek değer; doğrulukla, samimiyetle, çalışkanlıkla, efendilikle ölçülür. Sessiz olun ama sağlam durun. Bu değerleri kaybetmeyin. Eğer bu değerlere sahipseniz, en güzel araba da bir gün sizin olur, en huzurlu yuva da… En iyi işte çalışır, en sağlam dostlukları kurarsınız.

Kısacası gençler, kısa yollara değil, doğru yollara talip olun.

Ben yine yazacağım.

Siz de umarım bir gün, “İyi ki acele etmemişim” dersiniz.

Benden söylemesi…

Hoşça kalın.