Yılmaz, artan şiddet vakalarının toplum vicdanını derinden yaraladığını belirterek, çocukların eğitim ortamlarına korku içinde gitmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Okul çevrelerinde yaşanan olayların “münferit” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara acil önlem çağrısı yaptı. Yılmaz, güvenlik tedbirlerinin artırılması ve riskli bölgelerde kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.
Şiddeti besleyen medya içeriklerine de dikkat çeken Yılmaz, televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çocuk ve gençlerin etkilendiği içeriklerin ciddi şekilde denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Şiddeti normalleştiren yayınlar toplumsal etkileri bakımından görmezden gelinemez” dedi.
Sorunun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini ifade eden Yılmaz, aile yapısının güçlendirilmesi, eğitimde değerler eğitiminin artırılması ve gençlerin sosyal-kültürel faaliyetlere yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Devlet, aile ve eğitim kurumlarının eş zamanlı hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda çocuk güvenliğinin siyasi tartışmaların üzerinde bir konu olduğunu belirten Yılmaz, “Hiçbir çocuğumuz okula giderken korku yaşamamalı, hiçbir aile evladını endişeyle uğurlamamalıdır. Yetkilileri somut adımlar atmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Bülten