Açıklamada, Jeffrey Epstein davasından Gazze, Suriye ve Libya’daki çatışmalara uzanan süreçte çocuklar ve kadınlar üzerinden işlenen suçların ortak bir zihniyetin ürünü olduğu savunuldu.
Dernek, Epstein’ın Little St. James Adası’nda ortaya çıkanların münferit bir skandal olmadığını belirterek, bu yapının gücü ve dokunulmazlığı kutsayan küresel bir sistemin yansıması olduğunu ifade etti. Açıklamada, çocukların ve kadınların istismarının bir şantaj ve kontrol mekanizmasına dönüştürüldüğü, bu ağın sıradan suçlularla sınırlı kalmayıp devletler ve elit çevrelerle iç içe geçtiği vurgulandı.
Ramanlılar Derneği, benzer bir zihniyetin savaş bölgelerinde de görüldüğünü savunarak Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekti. Açıklamada, sivil nüfusun özellikle hedef alındığı, çocukların ve kadınların çatışmaların merkezine itildiği belirtildi. Suriye’de uzun yıllardır süren çatışmaların çocuklar üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu, Libya’da ise savaş sonrası dönemde ekonomik çıkarların öne çıktığı ifade edildi.
Dernek açıklamasında, bu coğrafyaları birleştiren ortak noktanın “yoksul halkların harcanabilir görülmesi” olduğu savunuldu. Uluslararası raporların ve belgelerin gerçeği ortaya koymasına rağmen adaletin sağlanamadığı belirtilerek, bunun nedeninin suçların sistemi ayakta tutan çevrelerce işlendiği iddia edildi.
Ramanlılar Derneği Yönetim Kurulu, açıklamasını “susmak yerine hesap sorma zamanı” vurgusuyla tamamladı. Bağımsız soruşturmalar, etkili yaptırımlar ve gerçek adalet çağrısında bulunan dernek, insan hakları ihlallerinin cezasız kalmaması gerektiğini kaydetti.