Gercüş’te yıllardır bitmek bilmeyen bir yüksekokul talebi dile getirilir. Her seçim döneminde, her resmi ziyarette ya da ilçede düzenlenen her toplantıda aynı beklenti yüksek sesle ifade edilir. Ancak yıllar geçiyor, mevsimler değişiyor ama Gercüş’ün makus talihi bir türlü değişmiyor. Yetkililer her defasında nüfusun azlığından, öğrenci potansiyelinin yetersizliğinden veya önlerine çıkan çeşitli bürokratik engellerden söz ediyor.
Peki, o zaman sormak gerek: Eğer bir yüksekokul yapmak bu kadar zorsa, Gercüş'ün eğitim alanındaki diğer hayati ihtiyaçları neden ısrarla görmezden geliniyor?
ÖNCELİKLERİMİZ NE KADAR DOĞRU?
Yıllarca bu ilçenin en önemli eğitim çınarlarından biri olan Gercüş Lisesi'nin binası yıkıldı. Şimdilerde ise o koca eğitim alanına bir park ve meydan yapılacağı konuşuluyor. Elbette parklar da önemlidir, meydanlar da bir şehrin nefes alması için gereklidir; buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak asıl mesele önceliklerin doğru belirlenmesidir.
Bugün Gercüş'ün en büyük ve en acil sorunu gençlerin boş vakit geçireceği bir meydan eksikliği mi, yoksa onları hayata hazırlayacak eğitim ve istihdam alanlarının yokluğu mu? İlçede iş bulamadığı için doğup büyüdüğü toprakları terk edip başka şehirlere göç etmek zorunda kalan gençlerimiz varken, asıl ihtiyacımız yeni bir beton zemin mi, yoksa gençlere altın bilezik değerinde meslek kazandıracak bir eğitim yatırımı mı?
Daha da vahimi, yıllar önce yıkılan kütüphane binasının yerine ne yapılacağı hâlâ büyük bir muamma. Gercüş halkı haklı olarak bu sorunun cevabını merak ediyor. Unutmayalım ki kütüphaneler sadece tozlu kitapların dizildiği binalar değildir; bir ilçenin kültürel hafızası, öğrencilerin sığınağı ve gençlerin kendini geliştirdiği vizyon mekânlarıdır.
ÇÖZÜM: GÜÇLÜ BİR MESLEK LİSESİ
Oysa ilçenin ihtiyacı ve bu ihtiyacın formülü son derece bellidir. Eğer yüksekokul açılması kısa vadede mümkün görünmüyorsa, Gercüş'e tam donanımlı atölyeleri olan modern bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kazandırılmalıdır. Elektrik, bilişim, tarım teknolojileri ve motorlu araçlar gibi geleceğin sektörlerinde eğitim verecek güçlü bir okul, yüzlerce gencimizin hayatına doğrudan dokunabilir.
Bugün mevcut Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, hâlâ yıllar önce Halk Eğitim Merkezi olarak inşa edilen binayı ortaklaşa kullanmak zorunda kalıyor. Atölyeleriyle, laboratuvarlarıyla ve modern uygulama alanlarıyla gençleri geleceğe eksiksiz hazırlayacak müstakil bir meslek lisemiz ne yazık ki hâlâ yok. Bu yokluk yüzünden birçok aile, çocukları bir meslek öğrenebilsin diye onları başka ilçelere göndermek zorunda kalıyor. Bu durum hem ailelere ciddi bir ekonomik yük bindiriyor hem de Gercüş'ün eğitim standartlarında geride kalmasına yol açıyor.
MAZERET DEĞİL, HİZMET ZAMANI
Ortadaki tablo ne yazık ki üzücüdür: Yıllardır yüksekokul vaatleri havada uçuşuyor ama eldeki mevcut eğitim sorunları bir türlü çözülemiyor. Yıkılan okulun yerine yeni bir okul yapılmıyor, kütüphanenin akıbeti bilinmiyor, meslek lisesi kendi binasına kavuşamıyor. Böyle bir manzara karşısında gençlerden ilçelerine dair umutlu olmalarını beklemek kolaydır; peki onlara bu umudu verecek yatırımları yapmak neden bu kadar zor?
Bugün Türkiye'nin ve ilçemizin asıl ihtiyacı diplomalı işsizler ordusu yaratmak değil, erkenden meslek sahibi olmuş, üreten gençleri topluma kazandırmaktır. Gercüş halkı yüksekokul talebinden vazgeçmiş değildir; ancak bu hedef bugünden yarına olmuyorsa bile, en azından mevcut gençliğin geleceğine yatırım yapılmasını beklemektedir.
Gercüş artık mazeret duymak değil, somut bir hizmet görmek istiyor. Gençler süslü açıklamalardan yoruldu, artık gerçek yatırımlarla karşılaşmak istiyor. Çünkü bir ilçenin geleceği boş meydanlarda vakit öldüren gençlerle değil; eğitim alan, üreten ve meslek sahibi olan nesillerle inşa edilir. Eğitim ertelendikçe, kaybettiğimiz şey sadece takvimdeki yapraklar değil, koca bir neslin geleceğidir.