Haddini Bilmek, Eleştirmek ve Sorumluluk

Sosyal medyada yayımlanan bir sokak röportajını izledim. Röportajda yaşı ilerlemiş bir vatandaş, Batman'daki hizmetlerle ilgili çeşitli eleştirilerde bulunuyor. Elbette herkesin düşüncesini özgürce ifade etme hakkı vardır. Ancak eleştirinin sağlıklı olabilmesi için doğru bilgiye dayanması gerekir.

Röportajda ilk dikkatimi çeken nokta, valilik ile belediyenin görevlerinin birbirine karıştırılması oldu. Yapılan değerlendirmelerde idari görev ve sorumlulukların birbirinden ayrıştırılamadığı görülüyor. Bu durum da eleştirilerin sağlıklı bir zeminde yapılmasını zorlaştırıyor.

Batman'ın nüfusuyla ilgili verilen rakamlar da gerçeği yansıtmıyor. Kent merkezinin nüfusu ile il genelinin nüfusu birbirine karıştırılıyor. Oysa doğru bilgiyle konuşmak, kamuoyunu yanıltmamak açısından büyük önem taşıyor.

Bir diğer iddia ise Batman'da ağaçlandırma yapılmadığı yönündeydi. Oysa son yıllarda kentte yeşil alanların artırılması için ciddi çalışmalar yürütüldü. Binlerce değil, milyonlarca fidan toprakla buluşturuldu. Bu çalışmaları görmezden gelmek, emeği yok saymak anlamına gelir.

"Çöpler toplanmıyor, her yer sinek ve böcek içinde" şeklindeki ifadeler de bana göre gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Elbette her şehirde eksikler olabilir. Ancak bu eksikleri dile getirirken yapılan hizmetleri de inkâr etmemek gerekir.

Uyuşturucuyla mücadele konusunda da valilik ve güvenlik güçlerinin hiçbir şey yapmadığını söylemek haksızlık olur. Neredeyse her hafta uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlar düzenleniyor, çok sayıda şüpheli yakalanarak adliyeye sevk ediliyor. Sorun tamamen bitmiş olmayabilir ama mücadele edilmediğini söylemek de doğru değildir.

Röportajda "Vali halkın içine inmiyor." deniliyor. Oysa mahalle toplantıları, esnaf ziyaretleri ve vatandaş buluşmaları kamuoyuna sıkça yansıyor. Elbette herkes yapılan çalışmaları yeterli bulmak zorunda değildir; ancak hiç yapılmamış gibi konuşmak da adil olmaz.

Bütün bunların yanında şu soruyu da kendimize sormalıyız: Yaşadığımız şehre biz ne katıyoruz? Bir ağaç diktik mi? Bir sosyal projede yer aldık mı? Gençler için gönüllü bir çalışmaya destek verdik mi? Mahallemizin sorunlarını çözmek için resmi kurumlara öneriler sunduk mu?

Bir şehri sevmek sadece eleştirmekle olmaz. Eksikleri dile getirirken doğruları da teslim etmek gerekir. Yapılan güzel işleri takdir etmek, yanlışları ise yapıcı bir dille eleştirmek toplumsal olgunluğun gereğidir.

Batman hepimizin ortak evidir. Bu şehre katkı sunmanın yolu öfke ve kutuplaşmadan değil; doğru bilgi, yapıcı eleştiri ve ortak sorumluluk anlayışından geçer. Dileğimiz, farklı görüşlerin birbirine saygı duyduğu, eleştirinin bilgiyle yapıldığı ve herkesin Batman'ın geleceği için taşın altına elini koyduğu bir şehir kültürünün güçlenmesidir.