Hayır Sadece Ramazan’a Sığar mı?

Bir yıl 12 aydır. Ancak ne hikmetse, yardımlaşma ve dayanışma duygularımız çoğu zaman sadece Ramazan ayında zirve yapıyor. Oysa iyiliğin takvimi olmaz. Hayrın vakti sınırlı değildir.

Ramazan ayı elbette ki bereket ayıdır. Fitrelerin verildiği, zekâtların hesaplandığı, sofraların paylaşıldığı müstesna bir zaman dilimidir. Bir Müslüman fitresini verir, malının zekâtını hesaplar ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Bu, bir tercih değil; ilahi bir emirdir. Ancak sormamız gereken soru şudur: Yardım sadece Ramazan’a mı mahsustur?

Bugün dünya genelinde yaklaşık 8,5 milyar insan yaşıyor. Müslümanlar ise birbirini kardeş bilen büyük bir ailenin fertleridir. Kardeşlik sadece sözle değil, sorumlulukla olur. Aynı şehirde, aynı mahallede, hatta aynı sokakta aç yatan bir insan varken tok uyuyabiliyorsak, burada hepimizin kendini sorgulaması gerekir.

Batman’ın sokaklarına baktığımızda Ramazan ayında yardım kolilerinin sağa sola taşındığını görüyoruz. Allah kabul etsin. Bu çabalar kıymetlidir. Ancak bu koliler neden sadece bir aya sıkışıyor? İhtiyaç sahiplerinin derdi Ramazan bitince sona mı eriyor? Fatura 11 ay gelmiyor mu? Çocuklar sadece Ramazan’da mı büyüyor, sadece o ayda mı ayakkabıya ihtiyaç duyuyor?

Varlıklı ailelere de bir sözüm var: Eğer Müslümansak, zekâtlarımızı titizlikle hesaplayıp gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak zorundayız. Servet, insanın imtihanıdır. Sabah akşam ibadet etmek elbette değerlidir; fakat kul hakkı ve zekât sorumluluğu ihmal edilirse bunun hesabı ağır olur. Kimsenin bu dünyadan ne zaman göçeceği belli değil. Geriye kalacak olan, paylaştıklarımızdır.

Kur’an’da sıkça geçen “mümin” kelimesi, Allah’ın yolunda yürüyen ve O’nun emirlerini hayatına taşıyan kişi demektir. Sadece kimlikte Müslüman olmak yetmez; mümin olmak sorumluluk ister. Eğer Allah’ın emrettiği paylaşmayı, yardımlaşmayı, dayanışmayı hayatımızın tamamına yaymıyorsak, o zaman iddiamız eksik kalır.

Tarihe dönüp Hazreti Ömer’in adaletini okuyalım. O adalet sadece bir aya mı sığmıştı? Yoksulların kapısı yılda bir mi çalınmıştı? Hayır. Devlet anlayışı da, kişisel sorumluluk da yılın her günü fakirin, garibin, kimsesizin yanında olmayı gerektiriyordu.

Ramazan, iyiliğe alışmak için bir başlangıç olabilir; ama bitiş olmamalı. Sofralar sadece bir ay değil, 12 ay paylaşılmalı. Kapılar sadece bir ay değil, her zaman çalınmalı. İhtiyaç sahipleri sadece Ramazan’da değil, her gün hatırlanmalı.

Unutmayalım: Müslüman olarak ancak birbirimize tutunarak güçleniriz. Etrafımızda aç, susuz, evsiz kimse kalmaması için çaba göstermek hepimizin görevidir. Kardeşlik bunu gerektirir.

Geliniz, hayırlarımızı 12 aya yayalım. İyiliği takvime hapsetmeyelim.

Allah yaptığınız ve yapacağınız tüm hayırları kabul etsin. Ramazan’ınızı mübarek eylesin. Amin.