HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR (1)

Tüm övgü ve takdirler Allah'a mahsustur. Salat ve selam Kainatın efendisi, rehber ve rahmet Peygamberi efendimiz Muhammed sav’me, olsun.

       Kıymetli Okurlar; Yüce Allah Ali İmran,185. ayetinde şöyle buyurmaktadır:

“Her canlı ölümü tadacak ve kazandığınız ödüller, size ancak Diriliş Gününde verilecektir. O hâlde, her kim ateşten kurtarılıp cennete konulursa, işte o, gerçek anlamda başarıyı elde etmiş ve kurtuluşa ermiş demektir. Yoksa şu dünya hayatı, cezbedici, fakat aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.”

    Bu ayeti bilmeyenimiz yok değil mi. Evet hepimiz bir gün mutlaka öleceğiz. Ölüm nedir. İnsan ölünce ne oluyor. Hangi aşamalardan geçiyor. Akıbeti ve sonu ne olacak. Bunların tümünü biliyoruz. Madem biliyoruz Acaba bunların tümüne hazırlıklı bir hayatı mı yaşıyoruz? veya hiç umursamadan mı bir hayat yaşıyoruz. Elhamdülillah Müslümanız demek, veya nasılsa Allah gafur ve rahimdir demekle iktifa mı ediyoruz yoksa.!

Allah'ı sadece bir yönüyle mi tasavvur ediyoruz. Şuan yaşıyor olduğumuz hayat şeklimizle selamete çıkacağımızı mı  hesap ediyoruz?

 Tüm bu soruların cevapları, yaşıyor olduğumuz hayatlarımızın içerisinde saklıdır. Yaşantılarımızı neye ve kime göre yaşadığımızla, dinin bizlerden istediği hayatın ne kadarını tatbik ettiğimizle alakalıdır müslümanlığımız..

   -Allah'ı ve Peygamberini hayatlarımıza aldığımız miktar kadardır müslümanlığımız.

   -Onlardan ne kadarını tatbik ettiğimizle orantılıdır iman ve müslümanlığımız.

Müslümanlığımızın kriterlerini belli edecek ölçüler bunlardır. Her Müslüman bu ölçülerin neresinde olduğunu herkesten çok iyi bilmektedir. Mesela sağlamasını yapalım.

Allah hayatlarımızda ne kadar vardır? Her muamelemizde etkili oluyor mu?

Kaç ayetini biliyoruz? Hayatlarımıza ışık tutacak kaç mesajıyla yürüyoruz?

Onun yüce peygamberi hayatımızda ne kadar yer işgal etmektedir? Kaç hadisiyle kendimize yön veriyoruz? Muamelelerimizin kaçta kaçı dinle uyum içerisindedir?   Dine uygun hareketlerdir?

Hâlbuki Müslüman olduğumuzu iddia ediyoruz. Aslında Allah'a teslim olduğumuzu söylemiş oluyoruz değil mi?

Her gün en az 40 defa "Elhamdulillahi rabbil alemin " diyoruz değil mi?

Hamd. alemlerin sahibi olan Allah'a aittir diye ifadede bulunuyoruz.

  Bununla da ne demek istiyoruz? Şunu: Tüm Alemlerin sahibi, bizim de sahibimiz, Alemlerin   besleyeni, bizi de besleyen Allah'tır diyoruz. Alemlerin yetiştiricisi ve terbiye edicisi diyoruz, Yani bizi terbiye eden ve yetiştiren mutlak güç ve otorite sensin ya Rabbi diyoruz.

    Peki gerçekten bizleri yetiştiren ve terbiye eden Allah'mıdır? Yoksa hayatlarımızı idame ettirmek için, hedefe ulaşmak için her türlü yolu mübah gördüğümüz şeylermidir?

Allah terbiye ediyorsa Rabbimizdir. Yetiştiriyorsa rabbimizdir. Bizlere yön ve istikamet veriyorsa Rabbimizdir. Çünkü Rabbin anlamı budur değerli okurlar.

     Şunu asla unutmayalım ki, bizleri Allah'tan çok birileri, dünya metaı, para, pul, makam ve mevkiler uğraştırıyor ve edeplendiriyorsa, bilelim ki o konularla ilgili Rab onlardır.

Ya Rabbi bizi terbiye eden sensin diyoruz. Yerine gelince Allah'a göre bir hayatı, menfaat ve çıkarlarımızın çakıştığı yerde de Allah'ın müdahil kılınmadığı bir hayatı yaşıyoruz.

Yememiz, içmemiz, yatmamız, kalkmamız, konuşmamız, yürümemiz, babalığımız, amcalığımız,  esnaflığımız, komşuluğumuz, idareciliğimiz ve yöneticiliğimiz,  Allah'a göre midir?  Dine göre midir? Peygambere göre midir?

Değilse, bizi terbiye eden Allah değildir kıymetli dinleyenler. Bunu kesin bilelim.

-Kimdir?; İşimizdir, uğraşlarımızdır, paralarımız, imkanlarımız ve makamlarımızdır. Uğruna her bedeli vermeye hazır olduğumuz Heves ve tutkularımızdır...

    Mevlam ölümün şuuruna ererek ve öyle bir gerçeğin var olacağı gerçeğini bilerek bir hayatı yaşayanlardan kılsın bizleri. AMİN

                                                                          DEVAMI BİR SONRA Kİ YAZIDA…