KAR VE BATMAN

Aslında yazının başlığı “Batman’ ın Kar ile İmtihanı” veya “Gerçek Kış” ya da “Batman ve Yoğun Kar” olsaydı daha uygun olurdu…

Çünkü, hakikaten alışık olmadığımız bir iklim tipi ve uzun yıllar verilen aralardan sonra yağan Kar ve -15’ lere inen bir soğuk hava dalgası ile karşılaşıyoruz.

Son 20 yıl içerisinde kış itibariyle eksi derecelere ve Don olayına yol açan bir kar yağışına ancak iki-üç defa şahit olduk. Kent merkezinde, yeni resmi verilere göre 609.000 kişinin yaşadığı bir ortamda, Coğrafik Yapı ve şehrin konumu kar yağışının inmesine müsaade etmemekte.

İlimizin yerleşim alanının alçak seviyede olması, şehrin üstünü kaplayan toz-is tabakasının varlığı kar yağışının inmemesine yol açıyor. Kurak iklim tipi ve ılıman etkenlerin (Deniz, Göl, Büyük su kitlesi gibi) olmaması yağmura da engel olduğundan, 6-7 aylık yağışsız dönemlerin (2019’ un Mayıs-Kasım ayları arası hiç yağış olmadı) yaşanmasına sebep olmakta.

Yağış eksikliği ve iklim tipinin kurak geçmesi nedeniyle uzun yılların birikimi olan bir Yeşil Alan yetersizliğine sahibiz. Su kaynakları sorun yaratmıyor ve İlin su potansiyeli var. Ama İklim tipinin ortaya çıkarması gereken doğal yeşil alan ve ormanlık sahaların olmaması, insanların geri planda kalarak yeşil ağaç-orman yetiştirme girişiminde bulunmayacağı anlamına gelmiyor.

Kurumsal bazda yapılacak girişimlerin yaratacağı yeşil kuşağın yanında, insan yapımı yeşil alan ve ağaçlandırma çalışmalarının ortaya çıkaracağı sağlıklı çevre-havayı elde etmenin çarelerini üretmek lazım.

Yani alışık olunmayan bir yağış ve kar olayı ile karşı karşıya kalan ilimizin yaşadığı sıkıntılar da büyük olmakta. Sık rastlanmayan kar yağışının meydana gelmesi ile yolların kapanması, trafiğin aksaması, eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesilmesi, ticaret ve esnaflık faaliyetlerinin bozulması, alış-veriş ve hizmet sektörlerinin sağlıklı yürütülememesi, ısınma ve barınma, su ve elektrik kesintileri gibi sıkıntılar nedeniyle sosyal hayatımızın ve yaşam alanlarımızın olağan seyri alt-üst olmakta.

Yılın belli bir döneminde ve kısa süreli de olsa karşılaştığımız yoğun kar yağışı durumunda alınması ve yapılması gereken bazı tedbirler var.

Öncelikle evlerde ve kurumlarda don olayına karşı ısınma sistemlerinin (Kömür, Doğalgaz veya Fuel-Oil gibi Kalorifer sistemlerinin) açık kalması ve kapanmadan düşük seviyede yakılmasına devam edilmesi.

Bireysel olarak ev dışında sıkı giyinmek ve kayma-düşme durumuna karşı dikkatli yürümek. Araç kullanırken sürat yapmamak ve ani fren, dönüş, debriyaj hareketlerine girişmemek. Aracın ilk çalışması anında ısınmasını beklemek ve aşırı gaza basmamaya özen göstermek.

Çocukların sıkı giyindirilmesi, okula gidiş-gelişlerinde kaldırımları kullanmaları konusunda uyarılmaları, öğrenci servisi ile yapılan ulaşımlarda sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarılmalarının ihmal edilmemesi.

Basın yoluyla, sanal ortamlar aracılığı ile ve kurumlar vasıtasıyla yapılacak uyarıları takip etmek ve meteoroloji tahminlerini izleyerek hazırlıklı olmak için tedbir almak.

Hayvanları unutmamak ve doğada yaşam hakları olan her türlü canlıyı besleme konusunda evlerin, sokakların, mahallelerin belli yerlerine arta kalan yiyecekleri bırakmak.

Kullanılan ev önlerinin ve yürünen kaldırımların buzlanması durumunda bizim ve başkalarının sakatlık yaşamaması adına temizleme işlerine yardımcı olmak.

Ana hatları ile alınması gereken tedbirlere ek olarak başka noktalar da olmakla birlikte, özellikle hizmet sektörü ve eğitim kurumlarının yoğun insan kitlesine sahip olan ortamlarına düşen sorumluluk, alınması gereken tedbirlerin uygulama safhalarıdır.

Doğabilecek risk tedbirlerinin giderilmesi için hassasiyet gösterilmesi her hangi bir zararın ortaya çıkmamasında rol oynayacaktır. Ama Kar ve soğuk sadece kötü yönüyle mi karşımızda duruyor?

Hayır… Yağan Kar’ a olan çocuk merakı ve oyun haline gelen Kar maceralarının büyüklerde bile yarattığı duygusallık unutulur mu? Her şeyin olduğu gibi Kar yağışının da kendine has güzelliği ve duygulara hitap eden hüzünleri vardır.

Ama yoksulu, muhtacı, fakiri unutmamak…

Yakacak odunu, kömürü olmayanların, yiyecek ve gıdaya ihtiyacı olanların arka planda kalmaması…

Beslenmesi gereken hayvanların da sokaklarda yiyecek bulma çabasında olduğunu hatırlamak şartıyla…