Hayat, dönüp baktığımızda başlı başına bir mucizedir. Dünyada olmak, bu havayı solumak, renkleri görmek; düşünmek, karar vermek, hatırlamak… Ve elbette hissetmek. Tüm bunlar bize bahşedilmiş büyük bir zenginliktir. Ne var ki çoğumuz, ekmek kavgası ve günlük koşuşturma içinde bu zenginliği yeterince fark edemeden yaşayıp gidiyoruz.
Kimimizin imkânı yok, kimimizin var ama yine de kendine zaman ayırmıyor. Sonuç değişmiyor: Kendimize ayıramadığımız bir hayat. Oysa son yıllarda Batman’da imkânlar hiç de az değil. Fitness salonları, yüzme havuzları, kafeler, mesire alanları… Var ama kapısından içeri girmeyen çok.
Kendimize zaman ayırmak; önce kendimizi sevmekle, bedenimizle barışmakla başlar. İnsan kendini sevmeden, bu dünyanın sunduğu güzellikleri fark edemez. Atalarımız boşuna dememiş: “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Doğada yürüyüş yapma imkânımız yoksa spor salonları var. Parklarda, bahçelerde yerleştirilmiş basit aletler bile yeter. Bir yandan yürürken, bir yandan vücudun gergin noktalarını gevşetmek; güne daha dinç başlamanın en pratik yollarından biri.
Bunun yanında kişisel bakım da önemli. Artık bir krem, bir kuaför, bir berber ulaşılmaz değil. Profesyonel güzellik salonları Batman’ın neredeyse her köşesinde. Hani o meşhur söz var ya: “Çirkin insan yoktur, bakımsız insan vardır.” Bedeniniz fit, bakımınız yerindeyse ve giyiminiz özenliyse; inanın sizden şığı yok. Bu, sadece dış görünüş meselesi değil; ruhun da kendini iyi hissetmesi meselesi.
Bazıları kahvede oturup çay içmeyi, okey oynamayı “kendine zaman ayırmak” sanıyor. Oysa sigara dumanı, dedikodu, stres… Bunların insan üzerinde dinlendirici değil, tam tersine yıpratıcı bir etkisi var. Bu tür alışkanlıklar, ruhun değil, yorgunluğun dostudur.
Son dönemde Batman’da kadınların kendilerine daha fazla zaman ayırdığını görmek sevindirici. Spor salonları, havuzlar, güzellik merkezleri… Bakımlı, özenli ve özgüvenli bir duruş. Aslında bu tablo, “kendine değer vermenin” en somut hali.
Zihnimizi de boş şeylerle meşgul etmemeliyiz. Siyaset mi? Belediyecilik mi? Seçtiklerimiz düşünsün. Zaten onları seçmemizin amacı bu değil mi? Biz de kendi hayatımıza, kendi sağlığımıza, kendi mutluluğumuza bakalım.
Ömür kısa. Her yaşın ayrı bir güzelliği var ama zaman geçince bazı şeylerin telafisi olmuyor. Ruh genç kalsa bile beden ona her zaman ayak uyduramıyor. O yüzden zamanın her saniyesi kıymetli.
Kendinize zaman ayırın. Kendinizi sevin. Dinlenin, zihninizi diri tutun. Hayatı ertelemeyin. Hoşça kalın.