KÖYÜMÜZDE ÜÇ HIRİSTİYAN AİLE

Bilen bilir Tılmerç Cumhuriyetten önce ağırlıklı olarak Hıristiyanların yaşadığı bir köy idi. Hatta Tılmerçli Araştırmacı yazar Celal Temel ( Abim ) "Batman Mersine uzak değil” adlı kitabında bu yörenin Osmanlıya katıldığı zaman, yapılan ilk sayımda Tılmerçte o zaman 6'si Müslüman 14'ü Hıristiyan aile olmak üzere, Tılmerçte 85 insanın yaşadığını kayıtlara geçtiğini yazar.

      60'li yılların başında ilk okula gittiğimiz yıllardı, bizim köyün aile sayısı yüze yaklaşmıştı o zaman Tılmerçte üç Hıristiyan aile yaşıyordu, gerisi ya göç etmiş yada 1915 dramında yok olmuşlardı, hiç unutmadığımız bir olay onların bayram günlerinde renkli yumurtaları çok hoşumuza giderdi, çocuk halimizle  koşarak kapardık.

1 – Birincisi Su testisi üreten ( Kawak ) Mığsi ve karısı gül idi, Aro adında birde oğulları vardı o İpragazda çalışıyor Batman merkezine yerleşmişti, Miğsi çok becerikli bir kişi idi, bu gün Tılmerç TOKİ'nn  olduğu tepelerde Testi yapımına has bir toprak vardı, o topraktan getirir Testi yapar ve kendisinin Yaptığı çapı 3 - 4 Metre, Yüksekliği 5 Metre kadar olan bir Kürede ( Fırın ) pişirir testi haline getirirdi, Mığsinin Testileri bu bölgede çok rağbet görürlerdi. Sonraki yıllarda karısı Gül Hıristiyan olarak öldü, Miğsi Mikail, oğlu Aro da Harun adını alarak Musulman oldular.

 2 – İkincisi Heva adında dul yaşlı bir kadındı, köyde her kes ona Hevuka Fıle derdi, Oğlu Davut karısı, ve Çocukları Suat ile Yıldız İstanbul'a yerleştiler, Sami ile Burhan adında iki torunu da nineleri  ile beraber Tılmerçte yaşarlardı. Bu dul kadın bazı arazi davalarından dolayı ölene kadar bizim köyde yaşadı. Çocuklar üçüncü sınıfa kadar bizimle İlkokul okudular, 1963 / 64 yılarında 12 / 14 yaşlarında  daha önce İstanbul'a yerleşmiş diğer aile fertlerinin yanına gittiler. Bir daha da Tılmerce gelmediler.

3 -- Üçüncüsü Hazal adında yaşlı bir dul kadındı, Emer ve Nadir adında iki oğlu vardı onlar ölüm korkusundan çoktan Suriye'ye kaçmışlardı, biz onları Tılmerçte hiç görmedik, Hazal yaşlı ama çok çalışkan bir kadındı, İnek besliyordu, birde Köyde özellikle anemin süt ve yoğurdunu Batmana getirip satardı komisyonunu alırdı, 1966 yılında bir bahar sabahıydı, Annem evine satacağı yoğurdu teslim etmek için gitti, biraz sonra baktım Annem ağlayarak Dizlerine vurarak vah oğlum Hezal bu gece evinde ölmüş, bu son Hıristiyan kadın da bu şekilde köyümüzden gitti. Köyün güneyinde tam karşımızdaki Ziyaret tepesinin yamacında bir tepecikte Hıristiyan mezarlığı vardı oraya defin edildi.

Maalesef o mezarlığın yerinde bu gün apartmanlar yükselmiş.