Adalet Bakanlığı bünyesindeki adliyelerde bilirkişi statüsünde görev yapacak tercüman listelerine kaydolmak, KPSS şartı aranmadığı için kamu kurumlarında görev almak isteyen adaylar adına çok büyük bir fırsat sunmaktadır. Ancak bu süreçte adayların en çok sorduğu ve çıkmaza girdiği konu, sınav şartı olmasa da aranılan niteliklerin belgelendirilmesi ve ikamet zorunluluğudur. Yönetmelik gereği başvuru yapacak kişilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya Mavi Kart sahibi olması, 18 yaşını doldurması ve en az ilkokul mezunu olması ilk temel kuralları oluşturur. Can alıcı nokta ise adayın tercümanlık yapacağı dili bildiğini resmi olarak nasıl kanıtlayacağıdır. Mütercim-tercümanlık veya yabancı dil öğretmenliği mezunları diplomalarıyla bu durumu kolayca belgelerken, ilkokul mezunu olan veya resmi dil eğitimi almamış ancak ilgili dili ana dili gibi bilen adayların yurt dışı ikamet belgeleri, pasaport kayıtları ya da Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaları komisyona sunması gerekir. Bununla birlikte, başvuru yapacağınız adli yargı adalet komisyonunun yargı çevresinde ikamet etmeniz veya mesleki faaliyetinizi o bölgede yürütmeniz şart koşulmaktadır. İstanbul, Ankara, Bursa ve Antalya gibi büyükşehir adliyelerinde rekabetin yüksek olması nedeniyle, belgelerin eksiksiz hazırlanması ve adli sicil kaydının (özellikle devlete, adliyeye ve yüz kızartıcı suçlara karşı hiçbir davanın bulunmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dahi alınmamış olması) kusursuz olması listenin ilk sıralarına yerleşmek için kritik öneme sahiptir.
İlkokul Mezunlarına Adliyede Gerçekten İş Var mı ve İşaret Dili ile Yöresel Lehçe Tercümanlığı Kontenjanları Nasıl Belirleniyor?
Sosyal medyada ve arama motorlarında en çok tartışılan konulardan biri de ilkokul mezunlarının adliyelerde nasıl tercümanlık yapabileceği ve hangi alanlarda istihdam edileceğidir. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında hazırlanan bu listeler sadece İngilizce, Almanca veya Fransızca gibi yaygın küresel dilleri kapsamaz. Adalet sisteminin işleyişinde mahkemelerde, savcılıklarda ve emniyet ifadelerinde sağır ve dilsiz vatandaşlar için işaret dili tercümanlarına, Türkiye'de yaşayan farklı etnik gruplar veya komşu ülke vatandaşları için bölgesel lehçelere, Arapça, Farsça, Kürtçe, Zazaca, Rusça ve Ukraynaca gibi dillerde ciddi bir yoğunluk yaşanmaktadır. İlkokul mezunu olan bir aday, eğer bu dillerden birini resmi olarak bildiğini kanıtlayabilir veya işaret dili uzmanlığına dair geçerli bir sertifikaya sahipse akademik unvanı olan adaylarla aynı listede yer alabilir. Adliyelerdeki kontenjanlar önceden belirlenmiş sabit kadrolar değildir; komisyonlar o yargı çevresinde yıl içinde ihtiyaç duyulan dil çeşitliliğine ve dava yoğunluğuna göre listeyi esnek tutarlar. Dolayısıyla ilkokul mezunu bir adayın listede yer bulması tamamen o bölgedeki spesifik dil ihtiyacına ve adayın sunacağı tecrübe kanıtlarına bağlı olarak şekillenmektedir.
Adliye Tercümanlığı Başvurusu Kabul Edilenleri Hangi Aşamalar Bekliyor ve Mahkeme Odalarında Tercüme Süreci Nasıl İşliyor?
15-31 Ekim tarihleri arasında İstanbul, Bursa, Antalya ve Ankara adliyelerine başvurularını teslim eden ve belgeleri komisyon tarafından kabul edilen adayları doğrudan adliye ortamında zorlu bir süreç beklemektedir. Listeler kesinleştikten sonra adaylar adli yargı adalet komisyonları huzurunda yemin ederek resmen göreve başlarlar. Haklarında herhangi bir disiplin cezası bulunmayan ve meslekten men edilmemiş olan bu tercümanlar, adliyede kadrolu memur gibi sabah sekiz akşam beş mesai yapmazlar; çağrı üzerine (on-call) çalışırlar. Bir soruşturma veya kovuşturma evresinde yabancı ya da engelli bir bireyin ifadesi alınacağında, tercüman adliyeye veya karakola davet edilir. Mahkeme salonundaki can alıcı nokta ise hukuki terminolojiye hakimiyettir. Tercümanın sadece günlük dili bilmesi yeterli olmaz; sanığın, tanığın veya şüphelinin ifadelerini hiçbir duygu, yorum katmadan, hukuki kavramları bozmadan eksiksiz ve tarafsız bir şekilde hakime aktarması gerekir. Yanlış yapılan bir çeviri davanın seyrini değiştirebileceği için tercümanların cezai sorumluluğu da oldukça yüksektir. Yıl boyunca yapılan görevlendirmeler doğrultusunda tercümanlara Adalet Bakanlığı tarifesince belirlenen sayfa sayısı veya saat bazlı ücret ödemesi gerçekleştirilir.





