GÜNCEL

Mizofobi Nedir, Neden Korkar?

Mizofobi, mikrop kapma, kirlenme, bakteri bulaşması veya görünmeyen zararlı organizmalarla temas etme korkusudur. Kelime kökeni Yunanca "mysos" (kirlilik/pislik) ve "phobos" (korku) kelimelerinden türetilmiştir.

Bu rahatsızlığa sahip bireylere mizofobik denir. Mizofobi, günlük hayatta sıkça Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile karıştırılsa da, panik atak boyutuna varabilen spesifik bir anksiyete (fobi) türüdür.


Mizofobik Bireyler Nelerden Korkar ve Neden Kaçınır?

Mizofobisi olan bir kişi, mantıksal olarak tehlikeli olmadığını bilse bile aşağıda yer alan durumlarda yoğun bir kaygı ve dehşet hisseder:

  • Vücut Sıvıları: Başkasının tükürüğü, teri, kanı veya hapşırık damlacıkları en büyük korku kaynağıdır.
  • Ortak Kullanım Alanları: Toplu taşıma araçlarındaki tutamaçlar, umumi tuvaletler, kapı kolları ve alışveriş sepetleri gibi yüzlerce insanın dokunduğu yüzeylerden mikrop bulaşacağına inanırlar.
  • Tokalaşma ve Temas: İnsanlarla el sıkışmak, sarılmak veya öpüşmek gibi sosyal temaslar ciddi bir panik yaratır.
  • Gözle Görülmeyen Tehditler: Toz akarları, küfler, çiğ yiyecekler veya paralar onlar için birer bakteri yuvasıdır.


Mizofobinin Belirtileri Nelerdir?

Mizofobisi olan bir insan, bu korkularıyla baş edebilmek için hayatını kısıtlayan bazı koruyucu davranışlar (kompulsiyonlar) geliştirir:

  • Aşırı Yıkama ve Temizlik: Elleri tahriş olana, soyulana veya kanayana kadar günde onlarca kez yıkamak.
  • Kimyasallarla Yaşamak: Yanında sürekli el dezenfektanı, kolonya veya ıslak mendil taşımak; evdeki eşyaları sürekli çamaşır suyu ile silmek.
  • Sosyal İzolasyon: Hastalanma korkusu yüzünden kalabalık ortamlara girmemek, restoranlarda yemek yememek, hatta zamanla evden hiç çıkmamak.
  • Eldiven ve Maske Kullanımı: Dışarıdaki nesnelere doğrudan dokunmamak için (pandemi dönemi dışında da) sürekli eldiven ve maske takmak.


Neden Olur ve Nasıl Tedavi Edilir?

Mizofobinin kesin nedeni bilinmemekle birlikte; geçmişte geçirilen ağır bir hastalık travması, ailede titizlik takıntısı olan bireylerin bulunması (genetik ve çevresel yatkınlık) veya beyindeki kimyasal dengesizlikler bu durumu tetikleyebilir.

Tedavisinde en etkili yöntem Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve bu terapinin bir alt kolu olan **"Maruz Bırakma (Yüzleşme) Terapisi"**dir. Uzmanlar eşliğinde hastanın korktuğu nesnelere kademeli olarak dokunması ve ardından elini yıkama davranışını geciktirmesi sağlanarak bu korku yenilmeye çalışılır. İleri seviyelerde ise psikiyatrist kontrolünde anksiyete giderici ilaç desteği uygulanır.