Sosyal medyada yürütülen tartışmaların ve eksik yürütüldüğünü iddia ettiği soruşturma sürecinin ailesini yerle bir ettiğini savunan acılı baba, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi için Diyarbakır'dan Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne kadar sürecek yaklaşık bin kilometrelik bir "Adalet Yürüyüşü" gerçekleştirmek üzere yollara düştü. Tüm Türkiye'nin yakından takip ettiği bu yürüyüş, baba Güran'ın yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle Şanlıurfa'da zorunlu bir molaya sahne oldu.
Arif Güran Ankara Yürüyüşünü Ne Zaman ve Nereden Başlattı?
Kızının katillerinin tamamen ve şeffaf bir şekilde ortaya çıkarılmasını isteyen Arif Güran, bu simgesel adalet yürüyüşünün startını 19 Eylül 2026 tarihinde, Narin’in Tavşantepe'deki mezarını ziyaret edip dua ettikten sonra verdi. Yürüyüş öncesinde mezarlık başında son derece duygusal bir açıklama yapan Güran, yola çıkmasındaki tek amacın kızının hakkını ve hakikatini savunmak olduğunu haykırdı. Taleplerini ve dosyadaki soru işaretlerini doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletmeyi hedefleyen acılı baba, "Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım. Bu yol sadece Sayın Cumhurbaşkanı'na gitmek içindir" diyerek kararlılığını ortaya koydu.
Adalet Yürüyüşünde Neden Hastanelik Oldu ve Son Durumu Ne?
Diyarbakır'dan yola çıkarak kilometrelerce yolu yaya olarak kat eden Arif Güran, yürüyüşünün 12'nci gününde Şanlıurfa yakınlarında ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldı. Günlerdir süren aşırı yorgunluk ve aralıksız uzun yürüyüş nedeniyle ayaklarında çok ağır yaralar oluşan baba Güran'ın durumu Şanlıurfa girişinde iyice ağırlaştı. Yapılan ilk tıbbi incelemelerin ardından, ayağında gelişen ciddi enfeksiyon sebebiyle Şanlıurfa kent merkezindeki bir hastanede acilen tedavi altına alınmasına karar verildi. Hastane odasından kamuoyuna seslenen ve "Mücadelem adalet yerini bulana kadar son nefesime kadar sürecek" diyen Güran'ın, tedavisinin tamamlanmasının ardından doktorların izin vermesi halinde Ankara yolculuğuna kaldığı yerden devam etmesi bekleniyor.
Arif Güran Yargı Kararlarına Rağmen Neden Hâlâ Adalet Arıyor?
Narin Güran cinayeti davasında daha önce yerel mahkemelerce kararlar verilmiş, amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları Yargıtay tarafından onanmıştı. Ancak baba Arif Güran ve avukatları, soruşturmanın ilk aşamalarında askeri üs bölgesi kameraları dahil bazı kritik delillerin eksik veya hatalı incelendiğini, cinayetin asıl failinin sadece cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar olduğunu savunuyor. Ailesinin sosyal medyadaki reyting uğruna ve dijital mecralardaki asılsız iddialarla linç edilerek yok edildiğini belirten Arif Güran, gerçek suçluların hiçbir şüpheye yer bırakmayacak netlikte ortaya çıkarılması için davanın şeffaf bir şekilde yeniden ele alınmasını talep ediyor.





