SEN HEP GÜL ÇOCUK

Gözleri hüzün dolu uzaklara takılan bakışlarını yakalıyorum; ayağında yırtılmış pabuçları, üzerinde parçalanmış kıyafetler ve soluk yüzü.

Üzerine yağan yağmura aldırış etmeden bir

Elinde bayatlamış ekmeği, diğer eli çamur içinde. Uzun ve yorucu bir yolculuktan gelmiş gibi.

Hayatının en anlamlı anı o anmış gibi.

Oysaki sana gülmek yakışır çocuk,

Oyun parklarında oynamak.

Gece masallarla uyumak şarkı söylemek yakışır.

Sen çocuksun.

Yorgun bedenin, çatlamış ellerin, hüzünle bakan gözlerin, aykırı yaşamın kendisine.

Çocuksun sen, hayata küsmek de neymiş. Hayatı anlamlı kılan sen iken, dünyayı güzelleştiren bakışlarınken, geleceğe umut olacakken, bu hüzünde neymiş?

Sen, çocuksun!

Masumiyetin ve barışın temsilcisi değil midir çocuk?

Bir an düşüncelerden sıyrılıp yanında buluveriyorum, kendimi. Bir an çocukluğum oluyor, gülüveriyor bana.

Bütün hüzünlerden sıyrılmış mutluluğun temsilcisi.