Coşkun, yoksulluğun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını belirterek kadınların ve çocukların bu süreçten daha ağır etkilendiğini vurguladı.
“BİR ANNENİN ÇOCUĞUNUN İHTİYACINI KARŞILAYAMAMASI TOPLUMSAL BİR SORUNDUR”
HÜDA PAR Kadın Kolları İl Başkanı Şenay Coşkun, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, yoksulluğun insan onurunu, aile yapısını ve toplumsal adaleti doğrudan etkileyen önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaç giderlerinin dar gelirli aileler üzerindeki yüküne dikkat çeken Coşkun, gıda, kira, eğitim ve sağlık harcamalarının aile bütçelerini zorladığını belirtti. Özellikle çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele eden annelerin yaşadığı sıkıntıların, yoksulluğun toplumsal boyutunu gözler önüne serdiğini kaydetti.
YOKSULLUK ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Yoksulluğun kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Coşkun, çocukların yeterli beslenme, eğitim ve güvenli barınma imkânlarına erişememesinin geleceklerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Kadınların ev içindeki emeğinin çoğu zaman görünmez kaldığını belirten Coşkun, ekonomik zorlukların ailelerin yaşam koşullarını ağırlaştırdığına işaret etti. Yoksullukla mücadelenin yalnızca maddi yardımlarla sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Coşkun, kadınların ekonomik hayata katılabildiği, çocukların fırsat eşitliğine sahip olduğu ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir toplumsal yapının önemini dile getirdi.
“EKONOMİK ZENGİNLİK ADİL PAYLAŞILMALI”
Doğal kaynaklar bakımından zengin coğrafyalarda insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasının önemli bir çelişki olduğunu ifade eden Coşkun, ekonomik zenginliğin toplumun geniş kesimlerinin refahına dönüşmemesi durumunda adil paylaşım sorununun ortaya çıktığını belirtti.
Gelir adaletsizliğinin yoksullukla mücadelede göz ardı edilmemesi gereken temel meselelerden biri olduğunu kaydeden Coşkun, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerinin yaşam koşullarını iyileştirmesi gerektiğini söyledi.
Emeğin karşılığının adil biçimde verilmesi, temel ihtiyaçlara erişimin kolaylaştırılması ve sosyal desteklerin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının önemine dikkat çeken Coşkun, toplumsal refahın adil paylaşım anlayışıyla güçlenebileceğini ifade etti.
DAYANIŞMA VE ADALET ÇAĞRISI
İslami değerlerin yoksullukla mücadelede önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Coşkun, zekât, infak, sadaka, komşuluk hakkı ve kul hakkı gibi ilkelerin toplumsal dayanışmanın temelini oluşturduğunu kaydetti.
Kalıcı çözümler için adil paylaşımın, sosyal sorumluluğun ve insan onurunu esas alan politikaların önem taşıdığını vurgulayan Coşkun, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nün yoksulluğun farklı boyutlarını yeniden değerlendirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Coşkun, kadınları ve çocukları gözeten, insan onurunu koruyan, adalet ve dayanışmayı esas alan bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.





