Siyaseti Hizmetin Önüne Koymaktan Yorulmadık mı?

​Batman olarak en büyük handikaplarımızdan biri, hayatın her alanını, her sokağını ve her köşe başını siyaset süzgecinden geçirmek. Kuşkusuz demokrasi için siyaset bir gereklilik; sessizliğin her zaman huzur getirmeyeceğine, eleştirinin geliştirici gücüne ben de inanırım. Ancak her şeyin bir ölçüsü, bir karakteri ve kırmızı çizgisi olmalı. Muhalefet etmek adına her şeyi, her kişiyi ve her hizmeti körü körüne eleştirmek bizi ileriye değil, sadece yerimizde saymaya götürür.

​Bilindiği üzere belediyecilik, özünde bir hizmet sektörüdür. Başkanın ve meclisin halk tarafından seçilmesi, bu kurumu yarı resmi bir kimliğe büründürür; amacı devletin gücüyle halkın desteğini birleştirip daha kaliteli bir yaşam alanı sunmaktır. Gelgelelim, Batman’da ne kadar hizmet edilirse edilsin, bir grup çıkıp "Belediye zaten yapmak mecburiyetinde" diyerek emeği küçümsüyor.

​İşin daha acı tarafı ise "hizmet beğenmemeyi" vandallığa döken zihniyet... Belediye ne yaparsa yapsın, sırf siyasi görüşüne uymuyor diye parkı bahçeyi yakmaya çalışan, kaldırımları söküp atan, dikilen ağaca, takılan ışıklandırmaya düşman kesilen bir anlayışla karşı karşıyayız.

​Sormak lazım: Bu nasıl bir zihniyet, bu nasıl bir siyaset anlayışıdır?

​Belediye başkanı bir partinin rozetini taşıyabilir ama o koltuğa oturduğu andan itibaren görevi partisine kazanç sağlamak değil, halka hizmet etmektir. Hizmet sektörü siyasetten bağımsız bir işleyişe sahip olmalıdır.

​Aynı kutuplaşmayı devlet kurumlarında da hissediyoruz. "O şu partili, bu bu partili" diyerek birbirinin yüzüne bakmayan, fırsatını bulduğunda birbirinin kuyusunu kazan yöneticiler, memurlar görüyoruz. Hani bir söz vardır ya; "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu..." Kardeşim, o görevlere siyaset yapın diye değil, vatandaşa hizmet edin diye getirildiniz. Devlet kurumlarını siyasetin arka bahçesine çevirmek, bu memlekete yapılabilecek en büyük kötülüktür.

​Siyasetin hükmü parlamentoda biter. Meclis'te kaç sandalyeniz varsa o kadar söz sahibisinizdir; iktidarsanız memleketi yönetirsiniz, muhalefetseniz denetlersiniz. Hepsi bu! Sandık kapandıktan sonra kazanan hizmetini yapacak, kaybeden de o hizmetten faydalanacak. Gerisi boş tartışmalardan ibarettir.

​Buradan tüm hemşehrilerimi sağduyuya, emeğe ve yapılan hizmete saygı duymaya davet ediyorum. Çalışan, taş üstüne taş koyan her kimse takdir edelim. Eğer bir eksik, bir yanlış veya bir usulsüzlük varsa; bunun muhatabı sokaktaki kaldırım taşı değil, devletin müfettişleridir.

​Lütfen, siyaseti hizmet sektörünün yakasından düşürelim. Herkes işine baksın, Batman kazansın.

​Hoşçakalın.