VİRÜS VE YENİ DÖNEM-1

Bitmedi ve bitmeyecek…

Nasıl ki önceden vardı ve ortaya çıkışı ilk kez olmadıysa, bundan sonra da yok olmayacak ve yeni mutasyonları, yeni versiyonları ve yeni tipleri ile virüs gerçeği yaşamımızın tüm alanlarında bizimle hayatını sürdürmeye devam edecek.

Hatta biraz da komplo teorisi yönüyle yaklaşıp “Yeni tipleri ile insanlığı tehdit eden ve insanları belli standart yaşam modellerine oturtmak isteyen amaçlarla laboratuvar ortamlarında üretilmeye devam edecek” diyelim.

Virüs ailesi denen yapı tek başına yaşama şansı olmayan ve hayat sürdürmesi için insan, hayvan ya da bakteri gibi canlı organizmalara ihtiyacı olan mikroskobik enfeksiyon hücreleridir. Yapılan tanımlamalarında söylendiği şekli ile milyonlarca türde virüs olduğu ve yeryüzünde bulunan tüm yaşam alanlarında belirme özelliği ve genetik materyal taşımaları, üreyebilmeleri, doğal evrime uğramaları nedeniyle yaşama şansı olan bir canlı türüdür.

Hava yoluyla, doğrudan temasla, ortamdaki nesneler yoluyla, damlacık saçılmasıyla (öksürme, aksırma, hapşırma), yiyecek ve içecekler aracılığıyla olduğu gibi taşıyıcı insanlar ve hayvanlar aracılığıyla aktarılan, bulaşma özelliği gösteren virüslerin aslında doğal yaşamımızın kıyısında bulunan küçük organizmalar olduğu görülüyor.

En önemli etken ve çare yolu “İnsan’ ın Bağışıklık Sistemi” nin güçlü olması…

Çünkü bağışıklık sistemi güçlü insanlarda barınmasına rağmen hastalıklar ve ölümler noktasında fırsat bulamayan virüslerin, sadece yaşama şansı bulduğu ve ölümcül olmadığı bilinen bir gerçek. Sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmenin hayatımızın vaz geçilmezi olması gerektiği göz önünde tutulursa spor yapmanın, hareket kabiliyetleri edinmenin ne kadar önemli olduğu fark edilecektir. Virüslerin bedenimize ve organlarımıza yerleşerek zarar vermesinin temelinde, bağışıklık sistemimizin zayıflaması bulunuyor.

Sağlıklı yaşam, dengeli beslenme, spor, bağışıklık sistemini güçlendirme işin sırrıdır. Sadece korona virüs tehdidi için savunma mekanizması olma seçeneği değil, sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanında doğal beslenme düzeni ve alternatifleri, tüm hastalık ve rahatsızlıkların tedavisinde kullanılması gereken yolları içerisine alır.

Salgın tehdidinin yanı sıra diğer virüs unsurlarının da insan hayatındaki kaçınılmaz yeri savaşılması ve mücadele edilmesi gereken alanları karşımıza dikiyor. Bir gün, bir yıl veya on yıl sonra da yaşamımızı tehdit etmeye devam edecek salgın ve hastalıklara karşı korku, fobi, kapalı mekânlara sığınma, insanlardan kaçınma gibi zayıf alternatifler yerine Temizlik, Hijyen, Beslenme alternatiflerine yönelmek asıl çaremizdir.

Kalabalık ortamlardan kaçınmanın zorunlu olduğu durumlarda eğlence ve sosyal etkinlik ortamlarına girmenin mantığı olmadığı gibi; Su tüketiminin artışı için kendi sınırlarımızı zorlamanın da zamanı geldi. Çünkü su, bedenin ana yaşam kaynağı olarak sağlıklı hayat ve düzenli besin alımı noktasında ana karakter özelliği taşır.