Ons altın fiyatlarının hızla gerileyerek kritik eşiklerin altına sarkması, yurt içinde de gram ve çeyrek altın fiyatlarında ani bir yaprak dökümünü beraberinde getirdi. Güvenli limandan çıkış yapan sermayenin alternatif yatırım araçlarına yönelmesiyle birlikte milyonlarca yatırımcı ekran başına kilitlenerek piyasalardaki bu ani ters rüzgarın arkasında yatan nedenleri araştırmaya başladı.

Altın Fiyatları Neden Çakıldı?

Piyasalarda yaşanan bu ani çöküşün merkezinde, küresel enerji maliyetlerindeki tırmanış ve buna bağlı olarak hortlayan makroekonomik riskler yer alıyor. Son günlerde petrol fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü sert hareketlilik, küresel ölçekte enflasyon endişelerini yeniden zirveye taşımış durumda. Normal şartlar altında yüksek enflasyonist süreçler altını destekleyen bir unsur olarak kabul edilse de, mevcut konjonktürde enerji maliyetlerinin artması, merkez bankalarının sıkı para politikalarından taviz vermeyeceği algısını güçlendirdi. Bu durum, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5 barajının üzerine tırmanmasına yol açarak faiz getirisi olmayan altını elde tutmanın alternatif maliyetini tarihi seviyelere çıkardı. Büyük fonların ve kurumsal yatırımcıların tahvil getirilerindeki bu cazibeye kapılarak emtia piyasalarında kitlesel likidasyonlara gitmesi, ons ve gram altın fiyatlarında önlenemeyen sert düşüş dalgasını tetikleyen en birincil dinamik oldu.

Fed Kararları Altını Nasıl Vurdu?

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki dönem para politikası adımlarına ilişkin şahin beklentilerin giderek kuvvetlenmesi, altın üzerindeki satış baskısını iyice derinleştiriyor. ABD ekonomisinden gelen dirençli istihdam ve güçlü büyüme verileri, petrol kriziyle birleşince piyasalar Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutmakla kalmayıp, yeni bir faiz artışına gidebileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı. Bu beklenti paralelinde dolar endeksi küresel para birimleri karşısında gücünü artırırken, uluslararası piyasalarda dolar cinsi işlem gören kıymetli madenlerin yabancı yatırımcılar için çok daha pahalı hale gelmesine neden oldu. Yatırımcıların risk iştahının şekil değiştirmesi ve Fed'in enflasyonu baskılamak adına agresif tutumunu sürdüreceğine dair artan inanç, altının elindeki en büyük kozları birer birer alarak sarı metalde son haftaların en dipten geçen fiyat tablosunu gözler önüne serdi.

Altında Düşüş Eğilimi Sürecek mi?

Finans analistleri ve piyasa uzmanları, altındaki bu geri çekilmenin kısa vadede bir süre daha oynaklık yaratabileceğini öngörürken, gözlerin tamamen kritik teknik destek seviyelerine çevrildiğini belirtiyor. Ons altın tarafında 4 bin 150 dolar sınırının aşağı yönlü kırılması durumunda satışların derinleşebileceği, iç piyasada ise gram altının 6 bin 500 TL bandındaki tutunma çabasının belirleyici olacağı ifade ediliyor. Kısa vadeli al-sat stratejisi izleyen yatırımcılar için risklerin yüksek olduğu bu dönemde, düşüş trendinin tersine dönmesi ancak jeopolitik risk priminin yeniden tırmanması ya da Fed'in faiz politikasında zorunlu bir güvercin duruşa geçmesiyle mümkün görünüyor. Mevcut küresel finansal sıkılaşma ve yüksek tahvil getirileri korunduğu müddetçe, altın fiyatlarındaki aşağı yönlü baskının ve dengelenme arayışının bir süre daha gündemi meşgul etmesi bekleniyor.

Muhabir: YUSUF UYANIK