Baro, "İfade özgürlüğüne yönelik hukuksuz müdahaleleri reddediyoruz" başlığıyla yayımladığı açıklamada, Deniz Göktaş'ın gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak serbest bırakılması çağrısında bulundu. Açıklamada, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğu belirtilirken, rahatsız edici veya toplumun bir kesimi tarafından kabul görmeyen düşüncelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Baronun açıklaması kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Bazı vatandaşlar, ifade özgürlüğünün kutsal değerlere hakaret etme hakkı vermeyeceğini belirterek, Kur'an-ı Kerim ve Hazreti Muhammed'e yönelik ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu. Tepki gösterenler ayrıca, açıklamada dini hassasiyetlere ve toplumda oluşan rahatsızlığa değinilmemesini eleştirdi.
Öte yandan, Batman Barosu'nun geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" programına ilişkin haberleri nedeniyle bir yerel gazete hakkında suç duyurusunda bulunmuş olması da yeniden gündeme geldi. Bazı kesimler, bu iki olay arasında yaklaşım farkı bulunduğunu öne sürerek baroya "çifte standart" eleştirisi yöneltti.
Tartışmalar sürerken, Batman Barosu ise açıklamasında hukuki değerlendirmesinin temelinde ifade özgürlüğü ve kişi hürriyeti ilkelerinin bulunduğunu vurguladı.





