Yetkililer tarafından hiçbir ciddi önlem alınmayan Batman Çayı’na, kanalizasyon ve evsel atık sularının doğrudan bırakıldığı bildirildi.
Dernek açıklamasında, atık suların çoğunun sadece fiziksel arıtmadan geçirilerek İstiklal Parkı altı ve İkiztepe-Gırbereşk köyü mevkiinden çaya aktarıldığı, Diktepe ve Balpınar köprüleri arasında kilometrelerce uzanan bir kirlilik koridoru oluşturduğu ifade edildi. Balpınar Köprüsü civarında yaşanan yoğun lağım kokusu ise gözlemlere eşlik eden ciddi bir çevre ve sağlık tehlikesi olarak kaydedildi.
Kentte faaliyet gösteren yaklaşık 150 oto yıkama ve yağlama servisleri ile akaryakıt istasyonlarının atıkları ve 500 bin nüfusun evsel atıkları da arıtılmadan doğaya bırakılıyor. Dernek, bu durumun hem yasalara aykırı olduğunu hem de belediyelerin asli görevini yerine getirmediğini vurguladı.
Açıklamada, “Arıtılmadan Batman Çayı’na bırakılan lağım suları sadece çayı kirletmekle kalmıyor; Dicle Nehri’ni ve Ilısu Veysel Eroğlu Barajı’nı da doğrudan tehdit ediyor. Su ekosistemleri tahrip oluyor, balık ve diğer canlılar risk altında, tarımsal sulama alanları kirleniyor ve halk sağlığı ciddi biçimde tehlikeye giriyor” denildi.
Dernek, tüm yetkilileri ve halkı Balpınar Karayolu Köprüsü’ne davet ederek bölgedeki kirliliği yerinde görmeye çağırdı. Açıklamada, “Batman Çayı foseptik alanı değildir. Bu çevre felaketi görmezden gelinemez. Doğa sahipsiz değildir, Batman sahipsiz değildir” mesajı verildi.
Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, çeyrek asırlık mücadelesinde özellikle son 15 yılda defalarca uyarılarda bulunmalarına rağmen yetkililerin hiçbir zaman yerinde inceleme yapmadığını belirterek, duyarsızlığa tepki gösterdi.