Ölüm haberinin hemen ardından, son 1 saat içinde arama motorlarında ve sosyal medyada en çok odaklanılan, yanıtı en çok merak edilen 6 can alıcı soruya göre hazırlanan rehber niteliğindeki haberimiz yayında! Sanatçının hüzün dolu geçmişine ve arkasında bıraktığı gizemlere aşağıdaki başlıklardan ulaşabilirsiniz.

Cansever’in Annesi ve Babası Kimdir, Kökeni Nereye Dayanıyor?

Sanatçının vefatının ardından son 1 saat içinde kökenine dair sorgulamalar internette zirveye ulaştı. Gerçek adı Cansever Dalipova olan ünlü sanatçı, 8 Temmuz 1967 tarihinde Kuzey Makedonya'nın Veles kentinde dünyaya gözlerini açmıştı. Selanik göçmeni bir babanın ve Bulgaristan göçmeni bir annenin evladı olan Cansever, Roman asıllıydı. Makedonya topraklarında tarlada ırgatlık yaparak geçimini sağlayan fakir bir babanın evladı olan usta ses, 7 çocuklu çok kalabalık bir ailenin en küçük bireyi olarak yoksulluk içinde büyümüştü.

Cansever Evlendi mi, Eski Eşi Kimdir?

Sosyal medyanın son saatlerdeki algoritmasında en çok tartışılan ve yanıtı aranan ikinci kritik soru sanatçının evlilik hayatına yöneliktir. Hayatı boyunca hiç evlenmeyen Cansever, yıllar önce verdiği bir röportajda bu durumun arkasındaki hüzünlü hikayeyi paylaşmıştı. Almanya’da yaşarken bir Türk’e aşık olduğunu ve evlilik hazırlıkları yaptığını belirten sanatçı, tam 2 yıl boyunca büyük aşk yaşadığı bu kişinin aslında evli olduğunu sevgilisinin dayısından öğrenmişti. Bu ağır ihanetin ardından büyük bir yıkım yaşayan usta sanatçı, "Ondan sonra aşka tamamen küstüm ve bir daha asla evlenmedim" diyerek hayatını yalnız sürdürmüştü.

Herkesin Merak Ettiği O Soru: Cansever’in Çocuğu Var mı?

Hayranlarının arama trendlerine soktuğu üçüncü can alıcı soru ise sanatçının bir evladının olup olmadığıdır. Hayatı boyunca hiç dünya evine girmeyen ve yaşadığı büyük gönül kırgınlığının ardından kimseyi hayatına almayan Cansever’in öz veya evlatlık hiçbir çocuğu bulunmamaktadır. Hayatını tamamen müziğe, şarkılarına ve Makedonya ile Türkiye’deki akrabalarına adayan ünlü sanatçı, anne olma duygusunu tadamadan, ardında öksüz kalan milyonlarca şarkı bırakarak bu dünyadan göç etmiştir.

Cansever’in Hastane Odasında Hazırladığı Vasiyeti Var mı?

Son 1 saat içinde internet sitelerinde en çok aratılan dördüncü odak noktası başlık, sanatçının lösemi tedavisi görürken geleceğe dair bir vasiyet bırakıp bırakmadığıdır. Yakın çevresinden sızan bilgilere göre, durumunun ağırlaşacağını hisseden Cansever'in hastane odasında yakın dostlarına ve menajerine sözlü bir vasiyet bıraktığı iddia edildi. Sanatçının en büyük arzusunun, doğduğu topraklara ait kültürel bağların yaşatılması ve telif gelirlerinin bir kısmıyla kimsesiz çocuklara destek olunması yönünde vasiyette bulunduğu kulislerde konuşuluyor.

Yılların Birikimi Olan Büyük Mirası Kime Kalacak?

Kullanıcıların dijital mecralarda en çok araştırdığı beşinci kritik başlık ise sanatçının mal varlığı ve yasal varisleridir. Hiç evlenmeyen ve çocuğu bulunmayan Cansever’in telif gelirleri, gayrimenkulleri ve dijital platformlardaki büyük hak edişlerinin kime devredileceği merak konusu oldu. Yasal olarak hiçbir birinci derece mirasçısı (eşi ve çocuğu) bulunmayan ünlü sanatçının mirası, resmi bir vasiyetname aksini belirtmediği sürece yasal varisleri olan abileri, ablaları ve onların çocuklarına (yeğenlerine) kalacaktır.

Cansever’in Ölmeden Önce Ailesine Bıraktığı En Büyük Vasiyeti Ne Oldu?

İnternet dünyasını kilitleyen, son saatlerde sosyal medyada fırtınalar koparan ve hayranlarının yüreğini burkan o en can alıcı altıncı soru resmiyet kazandı: Lösemi nedeniyle 59 yaşında hayatını kaybeden Cansever’in ölmeden önce ailesine ve yakın dostlarına bıraktığı en büyük vasiyeti, kendisi gibi yoksulluktan gelen yetim çocukların eğitimine destek olunması ve cenazesinin doğup büyüdüğü, çocukluğunun geçtiği Kuzey Makedonya topraklarında toprağa verilmesidir! Ömrünü ailesine bakmakla geçiren, 12 yaşında bir sopa fırlatılması sonucu tek gözünü kaybeden ve amansız hastalıklarla boğuşan bu koca yürekli kadın, vefatından önce de kimseye yük olmak istemediğini belirterek tüm mal varlığının yasal süreçlerin ardından ailesi ve hayır kurumları arasında paylaştırılmasını arzu etmiştir.

Muhabir: YUSUF UYANIK