Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk milletinin kaderini tayin eden en büyük adımlardan birini müjdelediği o unutulmaz cümle, dil bilgisi kurallarına göre “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz!” şeklinde yazılır. Bu tarihi ifadede, "Efendiler" seslenişinden sonra hitap vurgusunu belirtmek amacıyla mutlaka virgül (,) işareti kullanılmalıdır. Cümle içerisindeki "Cumhuriyet" kelimesi, kurulan yeni ve özel bir devlet rejimini, yani Türkiye Cumhuriyeti'ni doğrudan temsil ettiği için bir özel isim niteliğindedir ve mutlaka büyük harfle başlatılmalıdır. Büyük harfle yazılan bu kelimeye getirilen belirtme durumu eki ise kesme işareti (') vasıtasıyla gövdeden ayrılarak "Cumhuriyet’i" biçimini almalıdır. Cümlenin bitişinde ise bu kararlı ve coşkulu bildirinin ruhunu, yüksek anlamını en doğru şekilde yansıtması adına ünlem işareti (!) tercih edilmektedir; ancak düz bir anlatım tonuyla nokta (.) koyulması da yazım kuralları açısından bir hata teşkil etmez. Sosyal medyada sıkça yapılan hitap virgülünün unutulması, kelimenin küçük harfle yazılması ya da eklerin birleşik bırakılması gibi hatalardan kaçınmak bu tarihi söze gösterilen saygının da bir parçasıdır.

Bu ebedi ve sarsıcı söz, bundan tam 103 yıl önce, 28 Ekim 1923 akşamı, Ankara'da bulunan Çankaya Köşkü'nde söylenmiştir. Dönemin Başbakanı Fethi Okyar, İsmet İnönü ve diğer yakın dava ile çalışma arkadaşlarının katıldığı, ülkenin siyasi geleceğinin ve hükümet krizinin masaya yatırıldığı o meşhur akşam yemeği sırasında Mustafa Kemal Atatürk, sofradaki konuklarına dönerek bu kesin ve kararlı cümleyi kurmuştur. Bu cümle sıradan bir temenni ya da alelade bir sohbet cümlesi olmanın ötesinde, saltanatın kaldırılmasının ardından yeni Türk devletinin yönetim biçiminin ve kurumsal kimliğinin ne olacağını nihai olarak belirleyen, aylardır üzerinde titizlikle çalışılan anayasa değişikliği hamlesinin fitilini ateşleyen resmi bir manifesto niteliği taşımaktadır.

Atatürk'ün Çankaya Köşkü'ndeki bu tarihi ilanından tam bir gün sonra, yani 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nda (Anayasa) yapılan köklü ve tarihi değişiklikler oy birliğiyle kabul edilmiştir. "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli, Cumhuriyet'tir" maddesinin anayasaya girmesiyle birlikte yeni devletin yönetim biçimi tüm dünyaya ilan edilmiş ve hemen ardından mecliste yapılan gizli oylamayla Mustafa Kemal Atatürk, oy birliğiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. İçinde bulunduğumuz 29 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti, şanlı kuruluşunun 103. yıl dönümünü yurdun dört bir yanında büyük bir gurur, coşku ve minnetle kutlamaktadır.

Muhabir: YUSUF UYANIK