Gazimağusa’da gerçekleşen ve tüm ülkeyi derinden sarsan feci olay, 16 Ekim 2026 tarihinde yarım inşaat halindeki bir binada meydana geldi. İskele Ticaret Lisesi Bilişim Teknolojileri Alanı öğrencisi olan 17 yaşındaki Emil Pinzari, henüz tam olarak aydınlatılamayan bir nedenle inşaatın üçüncü katında bulunduğu sırada dengesini kaybederek beton zemine düştü. Yüksekten düşmenin etkisiyle vücudunda çok ağır hasarlar oluşan genç, olay yerine gelen acil sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından süratle Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumunun kritik olması sebebiyle hemen yoğun bakım servisine alınan ve burada beş gün boyunca yaşam mücadelesi veren Pinzari, doktorların tüm tıbbi müdahalelerine ve yoğun çabalarına rağmen kurtarılamayarak 21 Ekim 2026 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Genç yaşta gelen bu trajik ölüm, başta ailesi olmak üzere eğitim gördüğü okulu, arkadaşlarını ve tüm adayı derin bir yasa boğdu.
Yarım Kalan İnşaatlardaki Güvenlik Zafiyeti ve Denetim Eksikliği Kimlerin Sorumluluğundadır?
Sosyal medyada ve kamuoyunda bu acı haberin ardından en çok tartışılan ve adeta infial yaratan konu, yarım kalmış inşaatların neden yeterince korunmadığı ve denetlenmediği sorusu oldu. Vatandaşlar, reşit bile olmayan bir lise öğrencisinin elini kolunu sallayarak böylesine tehlikeli bir şantiyeye nasıl girebildiğini, inşaat çevresinde neden herhangi bir tel örgü, bariyer, uyarı levhası veya bekçi bulunmadığını sorgulamaktadır. Bu tür yarım bırakan ya da yapımı devam eden binaların çevresinin halk sağlığını ve can güvenliğini tehdit etmeyecek şekilde izole edilmesi yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, denetimlerin yetersiz kalması bu tür kazalara zemin hazırlamaktadır. Yerel yönetimlerin, belediyelerin ve çalışma bakanlığına bağlı müfettişlerin şantiyelerdeki bu devasa güvenlik zafiyetlerini neden görmezden geldiği ve ihmali olan müteahhit ya da mülk sahiplerine karşı neden caydırıcı cezalar uygulanmadığı sorusu, adaletin yerini bulmasını isteyen binlerce kişi tarafından yüksek sesle dile getirilmektedir.
Mesleki Teknik Öğretim Dairesi ve İskele Ticaret Lisesi Vefatın Ardından Hangi Adımları Attı?
Emil Pinzari’nin yoğun bakımdaki yaşam savaşını kaybetmesinin hemen ardından, eğitim gördüğü kurumlar ve bağlı olduğu idari amirlikler büyük bir üzüntüyle taziye mesajları yayımlayarak acılı aileye destek olmaya çalıştı. İlk resmi açıklama, okulun bağlı bulunduğu Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından yapılarak genç öğrencinin vefatı kamuoyuna derin bir üzüntüyle duyuruldu ve ailesi ile sevenlerine başsağlığı dilekleri iletildi. Pinzari’nin eğitim gördüğü İskele Ticaret Lisesi yönetimi de okulun adeta yasa boğulduğunu belirten, acılı aileye ve tüm eğitim camiasına sabırlar dileyen duygusal bir mesaj paylaştı. Sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin büyük bir şok yaşadığı belirtilirken, sosyal medya platformlarında da genç yaştaki bu kaybın ardından okuldaki diğer öğrenciler için psikolojik destek süreçlerinin başlatılması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması adına okullarda çevre güvenliği bilincinin artırılması gerektiği yönünde çağrılar yapıldı.





