Özdemir, özellikle staj döneminde destek eksikliği ve sonrasında ofis kurma sürecinin genç meslektaşlar için büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti.
5 Nisan’ın bir kutlama günü olmaktan ziyade mesleğin sorunlarının konuşulması gereken bir gün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, avukatlık mesleğinin son dönemlerde hem ekonomik hem de itibari açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini söyledi. Bu durumun, toplum ve kamu otoriteleri tarafından mesleğin öneminin yeterince anlaşılmamasından kaynaklandığını dile getirdi.
Avukatlığın yargının üç temel unsurundan biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, savunma makamının hak ettiği değeri görmediğini belirtti. Meslekte yaşanan sorunların başında ise ekonomik sıkıntıların geldiğini ifade eden Özdemir, hukuk fakültesi sayısındaki artış ve mesleki yoğunluğun, emeğin karşılığının alınmasını zorlaştırdığını söyledi.
Özellikle genç avukatların staj sürecinde maddi destek alamadığını ve sonrasında ofis açma, çevre edinme gibi aşamalarda ciddi mali yüklerle karşılaştığını belirten Özdemir, bu durumun mesleğe yeni başlayanlar için büyük bir engel oluşturduğunu kaydetti.
Özdemir ayrıca, avukatların görevlerini yerine getirirken zaman zaman şiddet ve baskıya maruz kaldığını da vurguladı. Avukatın, bireylerin hak arama mücadelesinde en önemli başvuru noktalarından biri olmasına rağmen bu durumun yeterince anlaşılmadığını belirten Özdemir, bu nedenle olumsuz olayların yaşanabildiğini ifade etti.
Sorunların çözümü için daha caydırıcı ve etkin yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getiren Özdemir, mevcut düzenlemelerin de kararlılıkla uygulanması gerektiğini söyledi. Toplumun avukatlara bakış açısının da değişmesi gerektiğini belirten Özdemir, vatandaşların yaşadığı haksızlıklarda avukatların en önemli destekçi konumunda olduğunu hatırlattı.
Açıklamasının sonunda güçlü bir savunma olmadan güçlü bir adalet sisteminin mümkün olmayacağını vurgulayan Özdemir, toplumun bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





