Batman’da konuşan Pektaş, özellikle ABD–İran gerilimi ve uluslararası ticaretteki belirsizliklerin gübre fiyatlarına doğrudan yansıdığını ifade etti. Bu gelişmelerin hem üreticiyi hem de çiftçiyi zorladığını dile getirdi.
Pektaş, savaş öncesinde ton fiyatı 450–480 dolar seviyelerinde olan üre gübresinin bugün 800 dolara kadar yükseldiğini belirterek, “Gübrede dolar bazında yaklaşık yüzde 50–60’lık bir artış yaşandı. Bu sadece Türkiye’ye özgü değil, küresel bir artıştır” dedi.
Türkiye’nin tedarik açısından birçok ülkeye göre daha avantajlı olduğunu vurgulayan Pektaş, yerli üretim ve sezon öncesi yapılan stokların piyasayı bir süre dengelediğini söyledi. Ancak mevcut şartların çiftçiyi daha temkinli hareket etmeye zorlayabileceğini ifade etti.
Türkiye genelinde gübre tüketiminin yaklaşık 3 milyon ton olduğunu belirten Pektaş, bunun önemli bir kısmının sanayide kullanıldığını hatırlatarak üre gübresinin stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti.
Tedarikte şu an için ciddi bir sorun beklenmediğini söyleyen Pektaş, yaklaşık 100 bin tonluk stok bulunduğunu ve devletin de süreci yakından takip ettiğini aktardı.
Çiftçilerin yüksek maliyetler nedeniyle alternatif ürünlere yönelebileceğini belirten Pektaş, amonyum nitrat gibi seçeneklerin yeniden gündeme gelebileceğini ifade etti. Gübre kullanımının azalmasının ise verimde düşüşe yol açabileceğini ancak bunun sınırlı düzeyde kalabileceğini söyledi.
Bitki besleme ürünlerinin önemine de değinen Pektaş, Avrupa’da yaygın kullanılan bu ürünlerin Türkiye’de de daha fazla değerlendirilebileceğini belirterek çiftçilere devlet desteğinin artırılması çağrısında bulundu.
Vergi düzenlemelerine de değinen Pektaş, üre gübresindeki yüzde 6,5’lik ithalat vergisinin kaldırılmasının fiyatları dengelemeye katkı sağladığını söyledi. Ancak yakıt ve diğer girdi maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zorlamaya devam ettiğini vurguladı.
Pektaş son olarak, üretim ve alım politikalarında artan maliyetlerin dikkate alınması gerektiğini belirterek sürecin yakından takip edildiğini ifade etti.




