Müge Anlı ile Tatlı Sert programında işlenen ve Türkiye'yi sarsan Handan Hemşire (Handan Kaya) olayında, hayatını kaybeden kişinin yapılan adli incelemeler sonucunda biyolojik cinsiyetinin erkek olduğu ve doğum kayıtlarındaki gerçek adının Nail Çakır olduğu ortaya çıkmıştır. 8 Mart 2017 tarihinde ani bir rahatsızlık sonucu vefat eden ve yaşamı boyunca "Şükran Aktaş" adına düzenlenmiş sahte bir kimlik kullanan bu kişinin hayat hikayesi, gerçeğe dayalı bir dizi projesinin tanıtılmasıyla Kasım 2026'da yeniden kamuoyunun gündemine oturmuştur.
Handan Hemşire (Handan Kaya) Aslında Erkek miydi ve Gerçek Kimliği Nasıl Ortaya Çıktı?
İstanbul'un Kumburgaz bölgesinde uzun yıllar boyunca çevresine kendisini ebe-hemşire olarak tanıtan ve emekliliğinin ardından kendi adını taşıyan bir butik işleten Handan Kaya'nın sırlarla dolu yaşamı, ölümüyle birlikte deşifre olmuştur. 2017 yılında vefat etmesinin ardından yapılan yasal prosedürler ve Adli Tıp Kurumu incelemeleri neticesinde, kamuoyunun "Handan Hemşire" olarak bildiği kadının biyolojik cinsiyetinin erkek olduğu kesin olarak raporlanmıştır. Resmi nüfus ve doğum kayıtları derinlemesine incelendiğinde, bu kişinin asıl adının Nail Çakır olduğu, ancak hayatının çok büyük bir bölümünde Şükran Aktaş ismine çıkarılmış sahte kimlik ve belgeleri kullanarak tamamen kadın kimliğiyle bir yaşam sürdürdüğü anlaşılmıştır. Bu inanılmaz kimlik ve cinsiyet karmaşası, o dönem sadece yakın çevresinde ve ailesinde değil, haberi televizyon ekranlarından takip eden tüm Türkiye'de çok büyük bir şaşkınlık ve infial yaratmıştır.
Handan Hemşire Neden ve Nasıl Öldü, Ölümünün Ardından Açılan Soruşturmada Neler Yaşandı?
Çevresinde Handan Kaya ismiyle saygın bir kadın olarak bilinen Nail Çakır, 8 Mart 2017 tarihinde evinde veya iş yerinde aniden rahatsızlanmasının hemen ardından acil koduyla Silivri Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Hastanede doktorların ve sağlık ekiplerinin gerçekleştirdiği tüm acil müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yuman Handan Hemşire'nin ölümü, ilk etapta şüpheli bulunarak adli makamlarca soruşturma başlatılmasına neden olmuştur. Ancak adli inceleme süreçlerinde sahte kimlikler, diploma sahtecilikleri ve cinsiyet gerçeği gibi devasa skandallar ön plana çıkarken; yaşamını yitirmesine yol açan primer tıbbi rahatsızlığın kesin klinik nedeni, resmi veya doğrulanmış raporlarla kamuoyuna net bir şekilde aktarılmamıştır. Bu sebeple, ölümün arkasında yatan kesin hastalık veya nihai teşhis, gizliliğini koruyan bir ayrıntı olarak kalmıştır.

Handan Hemşire'nin Kızı Tansu Kimdir ve Müge Anlı'da Çözülen Büyük Hastane Kaçırma Olayı Nedir?
Handan Kaya'nın yıllarca kendi öz kızı gibi büyüterek yetiştirdiği Tansu Ayas, "annesinin" vefatının ardından ortaya çıkan sahte kimlikler ve şoke edici gerçekler üzerine kendi soy ağacını ve geçmişini sorgulamaya başlamıştır. Kendisinin evlatlık veya kaçırılmış bir çocuk olabileceğinden şüphelenen genç kız, biyolojik ailesini bulabilmek ümidiyle 2018 yılında Müge Anlı ile Tatlı Sert programına başvurmuştur. Müge Anlı ve ekibinin titizlikle yürüttüğü araştırmalarda, Tansu'nun 1994 yılında Çorlu Devlet Hastanesi'nden yeni doğmuşken kundakta kaçırılan ve yıllardır aranan o meşhur bebek olduğu şüphesi üzerinde durulmuştur. Canlı yayında yapılan ve nefeslerin tutularak beklendiği DNA testi neticesinde, Tansu'nun o dönem hastanede bebeği çalınan acılı anne Aysel Başar'ın biyolojik kızı olduğu %100 oranında kanıtlanmış ve yıllar sonra tarihin en sıra dışı hastaneden bebek kaçırma olaylarından biri tamamen aydınlığa kavuşturulmuştur.




