Yılmaz Erdoğan imzalı yapım, yayınlanmasının ardından kısa sürede sosyal medyada en çok tartışılan ve boykot çağrıları yapılan konu haline geldi. Bir kesim izleyici bu durumu kültürel değerlere ve binlerce yıllık şamanizm geleneklerine yönelik büyük bir saygısızlık olarak nitelendirirken, bir diğer kesim ise yapımın kurgusal bir parodi olduğunu savundu. İnternette ve sosyal ağlarda bu sansasyonel protestoya dair en çok aratılan, en can alıcı sorular ve uzun, detaylı açıklamaları şu şekildedir:

"Kam Davulu" Sahnesi Neden Kültürel Bir İncinmeye ve Büyük Bir Boykot Dalgasına Yol Açtı?
Sosyal medya platformlarında infial yaratan sahnede, Orta Asya ve eski Türk inanç sisteminin (Şamanizm) en kutsal ritüel araçlarından biri sayılan "kam davulu", yasadışı madde (esrar) ticaretiyle özdeşleştirilen bir suç mahallesinde, absürt ve mizahi bir arka plan eşliğinde çalındı. Tarih, mitoloji ve Türk kültürüne hassasiyet duyan binlerce kullanıcı, hastaların şifalandırılması, ruhlar alemiyle bağ kurulması ve manevi yolculuklar için kutsal kabul edilen bu kadim enstrümanın, bir suç örgütünün illegal dünyasıyla yan yana getirilmesine çok sert tepki gösterdi. Eleştirilerin merkezinde, manevi değeri yüksek sembollerin reyting veya mizah uğruna bağlamından koparılarak itibarsızlaştırılması yer aldı. Kısa sürede büyüyen bu kültürel incinme, X (Twitter) ve Instagram gibi mecralarda Yılmaz Erdoğan ve Netflix Türkiye'ye yönelik kitlesel bir kınama ve protesto dalgasına dönüştü.

Sosyal Medya Kullanıcılarının Organize İşler: Karun Hazinesi Yapımına Karşı Başlattığı IMDb Protestosu Nasıl Sonuçlandı?
Dizideki sahneye yönelik öfke, sadece sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı kalmayıp uluslararası sinema veri tabanı olan IMDb platformuna organize bir protesto olarak taşındı. Kısa sürede organize olan binlerce internet kullanıcısı, yapıma "1 puan" verme kampanyası başlatarak dizinin genel izleyici skorunu sabote etti. Bu kitlesel tepki hareketinin sonucunda, normal şartlarda yüksek bir açılış yapması beklenen Organize İşler: Karun Hazinesi dizisinin IMDb puanı adeta çakılarak 2,5 seviyesine kadar geriledi. Serinin ilk sinema filminin 7,4 ve ikinci filmi Sazan Sarmalı'nın 6,0 puana sahip olduğu göz önüne alındığında, 2,5 gibi dip bir puanın oluşması, dijital izleyicinin kültürel hassasiyetler söz konusu olduğunda ne kadar radikal ve cezalandırıcı bir refleks gösterebileceğini tüm sektöre kanıtlamış oldu.

Kültürel Kam Davulu Tartışmalarının Gölgesinde Kalan Dizinin Senaryosu, Temposu ve Hikaye Akışı Hakkında Yapılan Eleştiriler Nelerdir?
Yapım hakkında konuşulan tek sorun kam davulu sahnesi değildi; sinema eleştirmenleri ve izleyiciler projenin 8 bölümlük dizi formatına yayılmasının getirdiği teknik aksaklıkları da yoğun şekilde masaya yatırdı. Yapılan incelemelerde, sinema filmlerindeki o dinamik ve kompakt "Organize İşler ruhu"nun bu kez yakalanamadığı, hikayenin sekiz bölüme yayılmasıyla birlikte senaryoda ciddi boşluklar ve tempo düşüşleri oluştuğu sıklıkla vurgulandı. Karakterlerin motivasyonlarının havada kalması, örneğin Asım Noyan ile Felemez arasındaki köklü düşmanlığın nedeninin seyirciye yeterince derinlemesine aktarılamaması büyük bir eksiklik olarak görüldü. Kıvanç Tatlıtuğ (Sarı Saruhan) ve Uraz Kaygılaroğlu (Sado) gibi yıldız oyuncuların tekil performansları sahne bazında başarılı bulunsa da, hikayenin bütününü taşımakta yetersiz kaldığı ve yapımın "zaman kaybı" yaratan bir kendini tekrar etme tuzağına düştüğü yönünde ciddi eleştiriler yapıldı.





