Türk istihbarat tarihinin en gizemli ve operasyonel figürlerinden biri olan Kaşif Kozinoğlu, 1 Ağustos 1955 tarihinde Trabzon’da doğdu. Eğitim hayatını askeri düzende şekillendirerek 1976 yılında Kara Harp Okulu'ndan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Özel Harp Dairesi ve Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi en seçkin operasyonel birimlerde görev alarak adeta bir bordo bereli efsanesine dönüştü. Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi dünyanın en sıcak ve tehlikeli çatışma bölgelerinde gizli görevler yürüten Kozinoğlu, 1995 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) geçiş yaptı. MİT Dış Operasyonlar Dairesi bünyesinde Orta Asya, Kafkaslar ve Orta Doğu hatlarında doğrudan sahada görev üstlendi. Azerbaycan'dan Doğu Türkistan'a uzanan geniş coğrafyadaki başarılarının ardından Eylül 2010’da MİT Müsteşarlığı bünyesinde Asya Bölgesi Başmüşaviri olarak atandı. Devletin en kozmik bilgilerine hakim olan bu "hayalet" figür, uluslararası istihbarat ağlarının yakından takip ettiği bir isim haline geldi.
Kaşif Kozinoğlu hangi suçlamalarla ve nasıl gözaltına alındı?
Müttefik coğrafyalarda Türkiye adına kritik operasyonlar yürüten Kaşif Kozinoğlu’nun hayatı, 2011 yılının mart ayında tamamen tersine döndü. Ergenekon ve kumpas davalarının tavan yaptığı o karanlık dönemde, Kozinoğlu hakkında 10 Mart 2011'de ani bir kararla yakalama emri çıkarıldı. O sırada devlet görevi gereği Afganistan'da bulunan kıdemli istihbaratçı, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir kargo uçağıyla acilen Türkiye’ye getirildi. Havaalanına iner inmez savcılığa sevk edilen Kozinoğlu, dönemin firari ve FETÖ'cü savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı. Sorgulama esnasında kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Kozinoğlu, adli makamların önceden kurgulanmış kararıyla karşılaştı. 1,5 saat süren jet hızıyla sorgunun ardından nöbetçi ağır ceza mahkemesi tarafından kelepçelenerek tutuklandı.
Kozinoğlu tam olarak neyle suçlandı ve kaç yıl hapsi istendi?
Fetullahçı yargı yapılanmasının hazırladığı taraflı iddianamede, Kaşif Kozinoğlu hakkında akılalmaz iddialar peş peşe sıralandı. Deneyimli MİT'çinin, Ergenekon silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgütün amaç ve stratejileri doğrultusunda gizli faaliyetler yürüttüğü iddia edildi. Resmi suçlama kayıtlarına "silahlı terör örgütüne yardım etmek", "devletin güvenliğine veya iç-dış siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri temin etmek" ve "yasaklanan gizli belgeleri açıklamak" maddeleri yazıldı. Haklarında kumpas kurulan diğer sanıklar gazetecilerden oluşurken, Kozinoğlu devlet belgelerini dışarı sızdıran köstebek ilan edilerek hedef tahtasına oturtuldu. Bu asılsız kumpas suçlamaları doğrultusunda Kozinoğlu hakkında toplamda 38 yıldan 69 yıla kadar ağır hapis cezası talep edildi.
Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümün arkasındaki sırlar nelerdir?
Yaklaşık 8 aydır Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Kaşif Kozinoğlu, mahkeme karşısına çıkıp bildiği her şeyi anlatacağı ilk duruşmaya tam 10 gün kala, 12 Kasım 2011'de şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Cezaevinde ağır spor yaptıktan sonra koğuşunda aniden fenalaşan Kozinoğlu, sevk edildiği Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştırılamadan yolda yaşamını yitirdi. Dönemin FETÖ güdümlü tıp ve adli tıp mercileri resmi ölüm nedenini "akut koroner yetmezlik" (kalp krizi) olarak ilan etti. Ancak merhumun ailesi ve oğlu Özel Kozinoğlu, babasının hayatı boyunca hiçbir kalp rahatsızlığı bulunmadığını, adeta bir komando gibi sağlıklı olduğunu belirterek bu teşhise şiddetle karşı çıktı. Kozinoğlu'nun cezaevindeyken kaleme aldığı el yazısı notlarında FETÖ'nün Asya okullarındaki CIA bağlantılarını ve MİT içerisindeki köstebek yapılanmasını mahkemede tek tek deşifre edeceğini yazmış olması, bu vefatın üzerindeki cinayet şüphesini ve komplo teorilerini sonsuza dek büyüten ana unsur oldu.





