Adalet Bakanlığı, faili meçhul cinayetlerin ve kayıp dosyalarının peşini bırakmama kararlılığı kapsamında yaptığı resmi açıklamada,
Siirt’in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024 tarihinde aniden ortadan kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Mekiye Akyel soruşturmasında çok kritik bir aşamaya gelindiğini duyurdu.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen derinlemesine soruşturma neticesinde, 7 Eylül 2026 tarihi itibarıyla talihsiz kadının öldürüldüğü kanaatine varılarak, aralarında eski eşi ve yakın akrabalarının da bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis istemli iddianame düzenlendi.
190 Bin Metrekarelik Alanda İğneyle Kuyu Kazıldı: Dijital Ayak İzleri Katilleri Ele Verdi
Mekiye Akyel'in kaybolduğu ilk günden itibaren devletin tüm imkanları seferber edilerek adeta iğneyle kuyu kazıldı.
Bakanlığın paylaştığı verilere göre; özel eğitimli yüzlerce personelin katılımıyla tam 190 bin metrekarelik devasa bir açık arazide aylarca süren arama tarama faaliyetleri gerçekleştirildi.
Bu geniş çaplı arazi aramalarında şüpheli noktalarda bazı kadın kıyafetleri ve biyolojik bulgular ele geçirilmiş olsa da, genç kadının cesedine ulaşılamadı.
Ancak cesedin bulunamaması katillerin kurtulmasına yetmedi. Siber suçlar ve cinayet büro amirliği ekipleri; şüphelilerin tüm dijital ayak izlerini, HTS telefon trafiği kayıtlarını ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) verilerini saniye saniye geriye dönük inceledi.
Çapraz sorgularda şüphelilerin verdikleri çelişkili beyanlar ve gizli tanık anlatımları, cinayetin nasıl planlandığını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Ceset Yok Ama Ceza İstemi Var: Hukuk Tarihine Geçecek "Faili Meçhul" Mücadelesi
Adalet Bakanlığı'nın açıklamasında dikkat çeken en önemli detay, hukuken cesedin henüz tam olarak bulunamamış olmasına rağmen, toplanan somut delillerin ağırlığı sayesinde savcılığın "cinayet" olgusu üzerinden iddianame hazırlamış olması oldu.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı, Mekiye Akyel’in töre ve namus bahanesiyle vahşice ortadan kaldırıldığını delilleriyle ispatlayarak, suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını talep etti.
Adalet Bakanlığı, bu dosyanın kararlılıkla üzerine gidilmesinin altını çizerek; hiçbir suçun karanlıkta kalmayacağını, modern teknolojinin ve teknik takibin gücüyle tüm faili meçhul cinayetlerin tek tek aydınlatılmaya devam edeceğini vurguladı.
Yargılamanın önümüzdeki günlerde Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlaması bekleniyor.





