Uzun yıllar boyunca benzinden daha ucuz bir alternatif olarak görülen motorin (mazot), günümüzde daha yüksek fiyatlarla satışa sunuluyor. Bu durumun temelinde yatan en önemli faktörlerden biri, rafinerilerdeki üretim kapasitesi ve arz-talep dengesizliğidir. Rafinerilerde işlenen ham petrolden elde edilen benzinin miktarı motorine kıyasla daha fazlayken, motorin üretimi daha sınırlı kalmaktadır. Bu üretim kısıtlılığına karşın; taşımacılık, tarım, inşaat ve sanayi gibi ekonominin can damarı olan sektörlerde motorine duyulan ihtiyacın sürekli artması, fiyatların yukarı yönlü baskılanmasına neden olmaktadır.

Fiyat makasının açılmasındaki bir diğer kritik etken ise Türkiye'nin motorin ihtiyacını karşılama yöntemidir. Türkiye'deki yerel rafineriler, iç piyasadaki yoğun motorin talebini tek başına karşılayamadığı için ürünün önemli bir kısmı yurt dışından ithal edilmektedir. Bu durum, sadece ürünün maliyetini değil, aynı zamanda uluslararası nakliye masraflarını ve döviz kurundaki değişimleri de doğrudan pompa fiyatlarına yansıtmaktadır. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve küresel enerji krizleri gibi dışsal faktörler, ithalata bağımlı olan motorin grubunda çok daha sert fiyat hareketlerine yol açmaktadır.

Küresel piyasalarda motorinin kullanım alanının esnek olmaması, fiyatlar artsa bile talebin düşmemesine ve dolayısıyla fiyatın yüksek kalmasına neden olmaktadır. Isınma yakıtından ağır iş makinelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan motorin, benzin gibi sadece bireysel binek araçlarla sınırlı bir tüketime sahip değildir. Bu geniş kullanım ağı, küresel motorin stoklarının benzin stoklarına göre daha hızlı tükenmesine ve arz güvenliğinin fiyatlar üzerinde ek bir prim oluşturmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, devletin uyguladığı ÖTV ve KDV gibi vergi kalemlerindeki güncellemeler de nihai satış fiyatlarını belirleyen son halkayı oluşturmaktadır.

Muhabir: YUSUF UYANIK