Batman’da değerlendirmelerde bulunan Ceceli, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı uyarılarda bulundu. Sahurdan iftara, su tüketiminden fiziksel aktiviteye kadar birçok konuda önemli tavsiyeler paylaşan Ceceli, kan şekerinin dengede tutulmasının sağlıklı ve konforlu bir Ramazan için temel şart olduğunu vurguladı.
Uzun süren açlık ve susuzluk nedeniyle metabolizma hızında değişimler yaşanabileceğine dikkat çeken Ceceli, bilinçsiz ve dengesiz beslenmenin kilo kontrolünü zorlaştırabileceğini, ayrıca halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemlerine yol açabileceğini ifade etti. Doğru besin seçimi, porsiyon kontrolü ve öğün planlamasının önemine değinen Ceceli, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğinin altını çizdi.
“Sahur mutlaka yapılmalı”
Ramazan’da üç ana noktaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Ceceli, “Sahur, iftar ve iftardan iki saat sonrası doğru planlanmalı. Oruç tutacak herkes mutlaka sahura kalkmalı. Sahurda protein içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Yumurta, süt, yoğurt ve tuzsuz peynir gibi besinleri tüketmeye özen gösterelim.” dedi.
“İftarı hurma ve çorbayla açın, ara verin”
İftarda hızlı ve kontrolsüz yemenin en büyük hatalardan biri olduğunu belirten Ceceli, iftarın bir hurma ve bir kase çorba ile açılmasını, ardından 10–15 dakika ara verilmesini önerdi. Bu kısa molanın sindirim sistemi için oldukça kıymetli olduğunu ifade eden Ceceli, ana öğünde sebze, protein ve tam tahıllardan zengin dengeli bir tabak hazırlanması gerektiğini söyledi.
Aşırı yağlı, tereyağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine tencere yemekleri, ızgara ya da fırın yemeklerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Ceceli, “Protein tüketimine dikkat ederken sebzeyi ihmal etmemeliyiz. Çoğu zaman protein ve karbonhidrata odaklanıp sebzeyi geri planda bırakıyoruz; oysa tabağımızda mutlaka sebze de yer almalıdır.” diye konuştu.
“İftardan iki saat sonra ara öğün yapılabilir”
İftar sonrasının da doğru planlanması gerektiğini belirten Ceceli, iftardan iki saat sonra bir avuç çiğ kuruyemiş, kuru meyve veya taze meyve tüketilebileceğini söyledi. Haftada bir-iki gün sütlü tatlılara yer verilebileceğini ifade eden Ceceli, hafif tempolu yürüyüşün de önemine dikkat çekti. İftardan yaklaşık iki buçuk saat sonra yapılacak yürüyüşün hem fiziksel aktiviteyi artıracağını hem de enerji harcamasına katkı sağlayacağını belirtti.
“İftar ile sahur arasında en az 2 litre su”
Sıvı tüketiminin önemine vurgu yapan Ceceli, iftar ile sahur arasında en az 2 litre, yani yaklaşık 10 su bardağı su içilmesini önerdi. Uzun süren açlığın ardından yemeğe çok hızlı başlamanın sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Ceceli, besinlerin yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmesi gerektiğini ifade etti.
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisine de değinen Ceceli, yeterli su tüketimi ve protein açısından zengin beslenmenin kas kaybını önlemek açısından önemli olduğunu söyledi.
Kan şekerini dengede tutmanın en önemli nokta olduğunu vurgulayan Ceceli, “Kan şekeri ne kadar dengede olursa, Ramazan ayını o kadar sağlıklı ve konforlu geçiririz. Bu üç temel noktaya özellikle dikkat edelim.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.