Türk tıp tarihinin en önemli isimlerinden biri olan, nefroloji ve iç hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla dünya literatürüne adını altın harflerle yazdıran Prof. Dr. Yahya Sağlıker, 6 Mayıs 2026 tarihinde aramızdan ayrıldı. Hulusi Behçet’ten sonra tıp literatüründe kendi adıyla anılan bir sendrom tanımlayan ikinci Türk bilim insanı olma onuruna sahip olan Sağlıker'in vefatı, sağlık camiasında derin bir üzüntü yarattı.


"Sağlıker Sendromu" ile Dünya Tıp Literatürüne Girdi

Prof. Dr. Yahya Sağlıker, tıp dünyasında özellikle "Sağlıker Sendromu" ile tanınıyordu. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda zamanında ve uygun tedavi uygulanmaması sonucu ortaya çıkan iskelet ve yüz kemiklerindeki değişimleri tanımlayan bu sendrom için Sağlıker, kelimenin tam anlamıyla hayatını adadı:

  • Büyük Fedakarlık: Bu sendromu kanıtlamak için 5 yıl boyunca Türkiye genelinde 8 bin kilometre yol katetti.

  • Kendi İmkanlarıyla: Çalışmalarını sürdürmek için kendi cebinden o dönem yaklaşık 8 bin dolar harcayarak bilimsel azmin en somut örneğini sergiledi.

  • Uluslararası Başarı: Hazırladığı makale, ABD'nin en prestijli tıp dergilerinden biri olan Seminars in Nephrology'de yayımlanarak tüm dünyaya ilan edildi.


Adana'dan Dünyaya Uzanan Bir Başarı Öyküsü

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji ve Hipertansiyon Bilim Dalı öğretim üyesi olarak uzun yıllar hizmet veren Sağlıker, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda toplum sağlığı için çalışan bir liderdi:

  • Kurucu Başkanlık: Ulusal Böbrek Vakfı ve Ulusal Hipertansiyon Derneği’nin kurucu başkanlığını üstlendi.

  • Küresel Temsil: Uluslararası Üremik Toksisite Derneği Genel Başkanlığı görevini yürüterek Türkiye'yi dünya sahnesinde temsil etti.

  • Hipertansiyon Uzmanlığı: Avrupa Birliği Hipertansiyon Uzmanı unvanıyla, özellikle böbrek sağlığı ve tansiyon kontrolü konularında binlerce hastaya şifa dağıttı.


Bilim Dünyasında Yer Yerinden Oynadı: "Gelecek Kuşaklara Örnek Olsun"

Yahya Sağlıker, her zaman başarısının Türk gençlerine ve gelecek kuşak bilim insanlarına ilham vermesini dilerdi. Hastalarına bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen modern tedavi yöntemlerini savunan bir hekim olarak tanınıyordu.

Vefat haberinin ardından meslektaşları, öğrencileri ve hastaları taziye mesajları yağdırdı. Adana ve Türkiye, sadece bir doktoru değil, sınırları aşan bir bilim dehasını kaybetti.

Muhabir: YUSUF UYANIK