Başta İstanbul'un Şişli, Nişantaşı, Okmeydanı ve Kağıthane gibi merkezi bölgeleri olmak üzere geniş bir alanda korku iklimi yaratmaya çalışan bu yeni nesil organize suç şebekesi, yargı makamlarının hazırladığı yüzlerce sayfalık iddianamelerle tamamen deşifre edildi. Yurt dışı bağlantılı yönetici kadrosuyla dikkat çeken, dijital platformlar üzerinden tetikçi devşiren ve hedef aldığı mağdurları psikolojik abluka altına alan şebekenin karanlık faaliyetleri, emniyet birimlerinin gerçekleştirdiği ardı ardına operasyonlarla büyük bir darbe yedi. Dijital dünyanın ve arama motorlarının en çok aratılan konuları arasında yer alan çetenin hücre yapılanması, kullandığı şoke edici yöntemler ve fahiş haraç isteklerine dair tüm detaylar yargı dosyalarından sızan bilgilerle netleşmeye devam ediyor.
Şapkalılar Suç Örgütü Lideri Volkan Ramazan Ayhan Kimdir?
Suç dünyasında "Şapkalı Volkan" lakabıyla tanınan Volkan Ramazan Ayhan, adli kayıtlara göre Şapkalılar suç örgütünün kurucusu ve lideri olarak en tepede yer alıyor. Cezaevi firarisi olduktan sonra yasa dışı yollarla yurt dışına kaçan ve faaliyetlerini başta İtalya ve Fransa olmak üzere Avrupa'nın farklı ülkelerinden yönettiği tespit edilen Ayhan, lüks yaşam tarzı ve sosyal medyadaki maskeli, çelik yelekli ve silahlı pozlarıyla çete üyeleri üzerinde bir otorite kurmaya çalıştı. Yurt dışı hatlar üzerinden Türkiye'deki ünlü iş insanlarını, işletmecileri ve galericileri doğrudan görüntülü arayarak "Sokağın hakkını vereceksin, sana ceza kestim" şeklinde tehditler savuran örgüt liderinin, milyarlarca liralık haraç çarkını koordine ettiği belirlendi. İtalya'da tutuklanmasının ardından örgütün yönetimini Emre Kılıçkaya, Ataberk Taşkıran ve Diyar Altunkaynak gibi firari isimlere devrettiği belirlenen Şapkalı Volkan'ın, yakalanmış olmasına rağmen kurduğu taşeron suç ağının Türkiye'deki gençleri kandırarak eylemlerine devam etmeye çalıştığı ortaya çıktı.
Nişantaşı'ndaki Lokmalı Tehdit ve 10 Milyon Euro Haraç Olayı Nedir?
Şapkalılar çetesinin adını tüm Türkiye'ye duyuran ve yargı dosyalarındaki en radikal eylem olarak kayıtlara geçen olay, Nişantaşı'nda tekstil ve mağazacılık sektöründe faaliyet gösteren iş insanı kardeşlerden istenen astronomik haraç talebiyle başladı. Örgüt liderinin yurt dışından dijital hatlarla ulaşarak tam 10 milyon Euro haraç istediği esnaflar bu talebe direndiğinde, şebeke önce iş yerlerini, ardından mağdur yakınlarının araçları, ortak oldukları mekanları ve aile büyüklerinin evlerini kurşun yağmuruna tuttu. Silahlı eylemlerle de amacına ulaşamayan suç örgütü, akıllara durgunluk veren bir psikolojik şiddet yöntemine başvurarak hedef aldığı iş insanının Nişantaşı'ndaki lüks mağazasının önüne elektronik tabelalı bir lokma aracı gönderdi. Aracın üzerindeki dijital ekrana "Merhum S.V.'nin Ruhuna Fatiha" yazdırarak henüz hayatta olan iş insanına açıkça ölüm tehdidi savuran ve çevre esnafa lokma dağıtan çete üyelerinin, bu akılalmaz eylemle haraç talebini kabul ettirmek için sınırları zorladığı iddianamede en ince ayrıntısına kadar anlatıldı.
Şapkalılar Çetesi Tetikçilerini Nasıl Buluyor ve Örgütün Kaç Üyesi Var?
Emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takipler sonucunda, Şapkalılar suç örgütünün geleneksel mafya yapılanmalarından farklı olarak dijital dünyayı son derece aktif kullandığı ve adeta bir taşeron şirketi gibi çalıştığı saptandı. Örgütün üst yönetiminin, özellikle Telegram gibi şifreli mesajlaşma uygulamaları üzerinden "iş ilanı" adı altında ilanlar vererek suça yatkın gençleri, ekonomik zorluk çeken kişileri ve hatta 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukları tetikçi olarak devşirdiği gün yüzüne çıktı. İnternet üzerinden ağına düşürdükleri bu gençlere maske, çelik yelek ve ruhsatsız silahlar temin eden çete yöneticilerinin, hedef gösterdikleri otel, altın rafinerisi, kuruyemişçi, eğlence mekanı veya oto galerilere yönelik eylemleri dijital paneller üzerinden koordine ettiği belirlendi. İstanbul merkezli Tekirdağ, Sakarya, Kocaeli, Sivas, Adana, Ordu ve Mardin gibi çok sayıda ile yayılan operasyonlar zinciri kapsamında bugüne kadar çeteye ait yaklaşık 100 farklı kanlı eylem deşifre edilirken, gözaltına alınan yüzlerce şüpheliden aralarında tetikçilerin de bulunduğu 170'ten fazla örgüt üyesi tutuklanarak cezaevine gönderildi.



