Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, ülkenin demografik yapısındaki hızlı değişimi gözler önüne serdi. 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11,1'e yükselerek tarihi zirveye ulaştı.
Türkiye'de doğurganlık hızının nüfusun kendini yenilemesi için gerekli kabul edilen 2,1 seviyesinin altında kalması ve ortalama yaşam süresinin uzaması, yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payını artırmaya devam ediyor. 2025 yılında toplam doğurganlık hızı yaklaşık 1,42 olarak gerçekleşti.

Yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 20,5 arttı

2020 yılında Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfus 7 milyon 953 bin 555 kişi olurken, bu grubun toplam nüfus içerisindeki payı yüzde 9,5 seviyesindeydi.
2025 yılı sonunda ise 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişiye yükseldi. Böylece yaşlı nüfus son beş yılda yüzde 20,5 artarken, toplam nüfus içindeki payı da yüzde 11,1'e çıktı.
TÜİK'in 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin verilerine göre Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Yılın ilk altı ayında nüfus 228 bin 434 kişi arttı.

Çocuk nüfusu geriliyor

Türkiye'nin yaşlanan nüfus yapısında çocuk nüfusundaki gerileme de dikkat çekiyor. 0-14 yaş grubunun toplam nüfus içerisindeki payı yüzde 20,4'e düştü.
Ortanca yaş ise 34,9'a yükseldi. Ortanca yaş erkeklerde 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak kaydedildi.
Çalışma çağındaki 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 68,5 seviyesinde kalırken, yaşlı bağımlılık oranı 16,2'ye yükseldi.

Yaşlı nüfusta kadınların oranı daha yüksek

İleri yaş gruplarında kadın nüfusun erkek nüfusa göre daha yüksek olması da dikkat çekti. 65 yaş ve üzerindeki nüfusun yaklaşık yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor.

2060'ta her dört kişiden biri yaşlı olabilir

TÜİK'in nüfus projeksiyonları, mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda çok daha yaşlı bir nüfus yapısına sahip olacağını ortaya koyuyor.
Projeksiyonlara göre 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payının 2030'da yüzde 13,5'e, 2040'ta yüzde 17,9'a ve 2060'ta yüzde 27'ye ulaşması bekleniyor.
Bu tablo, Türkiye'nin önünde yalnızca demografik değil; sağlık, sosyal güvenlik, emeklilik, istihdam ve bakım hizmetleri açısından da önemli bir dönüşüm bulunduğunu gösteriyor. Peki Türkiye, hızla yaşlanan nüfusa hazır mı?

Kaynak: Haber Merkezi