Atalay, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal ve kolektif bir sorumluluk olduğunun altını çizerek aileleri ve yetkilileri dikkatli olmaya çağırdı.

“SANATÇILAR GENÇLER İÇİN ROL MODEL”

Gençlerin sanatçıları ve tanınmış kişileri rol model aldığını hatırlatan Atalay, bu kişilerin madde kullanmasının son derece tehlikeli bir algı oluşturduğunu söyledi.

Atalay, “Gençler, ‘Sevdiğim sanatçı kullanıyorsa ben de kullanabilirim’ gibi yanlış ve riskli bir düşünceye kapılabiliyor. Bu algı, bağımlılığa giden yolu kısaltıyor” dedi.

Hayattan zevk almanın uyuşturucu gibi zararlı maddelerle değil, sağlıklı sosyal ve bilişsel aktivitelerle mümkün olduğunu vurgulayan Atalay, kitap okumak, sohbet etmek ve sosyal paylaşımların bireyin zihinsel dayanıklılığını artırdığını ifade etti.

“EN BÜYÜK RİSK ARKADAŞ ÇEVRESİ”

Bağımlılıkta en önemli risk faktörlerinden birinin arkadaş çevresi olduğuna dikkat çeken Atalay, madde kullanan bireylerin çoğu zaman çevresindekileri de bu sürece dahil ettiğini belirtti.

“Madde kullanan kişi, ‘Ben bundan keyif alıyorum’ diyerek arkadaşlarını da bu batağa çekebiliyor. Bu durum zincirleme bir bağımlılık döngüsüne dönüşüyor” diye konuştu.

“PROFESYONEL DESTEK HAYATİ”

Uyuşturucu geçmişi bulunan ve denetimli serbestlik kapsamında dışarıda olan bazı kişilerin risk oluşturmaya devam edebileceğini belirten Atalay, bu durumlarda mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi.

AMATEM, YEDAM ve bağımlılıkla mücadele eden derneklerin önemli bir görev üstlendiğini kaydeden Atalay, profesyonel desteğin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“KULLANIM YAŞI İLKOKULA DÜŞTÜ”

Uyuşturucu kullanım yaşının ilkokul seviyelerine kadar düşmesinin alarm verici olduğunu ifade eden Atalay, önleyici hizmetlerin sahada daha etkin yürütülmesi gerektiğini belirtti. Kolluk kuvvetlerinin denetimlerinin artırılması ve maddeye erişimin zorlaştırılmasının şart olduğunu söyledi.

“AİLELERİN DENETİMİ HAYAT KURTARIR”

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların değil, ailelerin de sorumluluğu olduğunu belirten Atalay, ailelerin çocuklarını yakından takip etmesi gerektiğini dile getirdi.

“Çocuğun çantasını kontrol etmek, kıyafetlerdeki kokulara dikkat etmek rahatsız edici gibi görünse de koruyucu bir faktördür. ‘Benim çocuğum yapmaz’ anlayışı yerine, çocukla güçlü bir bağ kurmak hayat kurtarır” dedi.

“MERAKI DOĞRU ALANA YÖNLENDİRMELİYİZ”

Çocukların merak duygusunun sağlıklı alanlara yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, arkadaş seçiminin bu noktada hayati önem taşıdığını belirtti.

“Çocuğun beslendiği kaynak, vereceği tepkileri belirler. Bu nedenle aileler sürece mutlaka müdahil olmalı ve çocuklarının sosyal çevresini yakından tanımalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: İLKHA HABER AJANSI