Bugün kentin kalbi sayılan İluh Tepesi, aslında göründüğü gibi doğal bir coğrafi yükselti değildir. Yapılan araştırmalar, bu tepenin insan eliyle inşa edilmiş devasa yapay bir höyük olduğunu ortaya koyuyor. İşin en heyecan verici ve gizemli kısmı ise kentin adının, popüler kültürdeki yarasa figüründen değil, binlerce yıl önce yeraltına gömülen bu trajik Sümer şehri hikayesinden gelmesidir.
Yeraltına Gömülen Sümer Şehri: İluh Tepesi’nin Gizemi Nedir?
Batman şehir merkezinde yer alan İluh Tepesi, asırlardır sıradan bir toprak yığını veya doğal bir tepe sanılıyordu. Oysa ki burası medeniyetin beşiği sayılan Sümerler dönemine ait kadim bir şehir yerleşkesidir. Antik dönem kaynaklarına göre Sümerler, bu bölgede su kaynaklarına yakın, tarıma elverişli stratejik bir kent kurdular. Ancak coğrafi yapının azizliğine uğrayan bu antik yerleşim, üzerine kurulduğu devasa bataklık arazinin yumuşamasıyla zaman içerisinde yavaş yavaş yeraltına doğru göç etti.
Şehrin yeraltına çöküşü, arkasında devasa bir enkaz ve yapay bir tepe bıraktı. Günümüzde üzerinde arkeolojik kazı yapılması neredeyse imkansız olan bu bölge, aslında canlı canlı toprağa gömülen bir medeniyetin mezarı konumundadır. İşte tam da bu yüzden antik döneme ait gizemli hikayeler, Batman isminin kökenini bu trajik olayla doğrudan ilişkilendirir.
Batman İsmi Nereden Geliyor? Çizgi Roman Değil "Batmak" Terimi!
Pek çok insan Batman isminin kökeni hakkında espriler üretip yabancı çizgi roman karakterleriyle bağ kursa da gerçek çok daha çarpıcıdır. Bölge halkı ve eski tarihçiler, İluh Tepesi’nin altında kalan antik kentin yeraltına doğru çöküşünü anlatırken sürekli olarak "batmak" eylemini kullanmışlardır. Şehrin bataklıkta kaybolması, zamanla bu coğrafi havzanın ve hemen yanı başından akan nehrin adının "Batman" olarak anılmasına yol açmıştır.
Ayrıca milattan önce 546 yılında Med krallığı asilzadelerinin bölgeye gelerek bataklık ve sazlıkların ortasında kurduğu yapay adacığa "Elekhan" (Han obası) adı verilmiştir. Yüzyıllar boyunca Elekhan ve İluh isimleriyle anılan bu mistik bölge, suların ve şehirlerin batış hikayesinden beslenerek nihayet 1950 yılında resmi olarak eski asıl adı olan Batman ismine geri dönmüştür.
Keşfedilmeyi Bekleyen 4 Binden Fazla Gizemli Mağara
Batman’ın pek bilinmeyen bir diğer büyüleyici özelliği ise kentin dört bir yanını saran gizli mağara ağlarıdır. Sadece Hasankeyf değil, il sınırları içerisindeki sarp dağlık alanlarda 4.000'den fazla mağara yer almaktadır. Bu mağaraların büyük bir kısmı, yeraltına çöken o eski Sümer ve Med medeniyetlerinin ardından bölgeye gelen topluluklar tarafından sığınak ve gizli yaşam alanı olarak kullanılmıştır. Dünyada benzerine çok az rastlanan bu doğa harikası yapı, Batman'ın sadece bir petrol kenti olmadığını, tam aksine devasa bir yeraltı labirenti olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Batman Hakkında Neden Bu Bilgiyi Kimse Bilmiyor?
Batman, 1940'lı yıllarda Raman Dağı'nda petrolün bulunmasıyla birlikte kabuk değiştirerek adeta küllerinden yeniden doğan modern bir sanayi şehrine dönüştü. Bu hızlı sanayileşme ve petrol göçü dalgası, kentin binlerce yıllık trajik çöküş tarihini ve yeraltındaki antik Sümer bağlarını ne yazık ki gölgede bıraktı. Bugün kenti ziyaret edenler modern caddelerde yürürken, aslında ayaklarının tam altında bataklığa gömülmüş gizemli bir tarihin yattığını bilmiyor.





