Türkiye'nin yakın siyasi ve hukuki tarihinin en tartışmalı sayfalarından biri olan eski Mavi hat ve Ergenekon kumpasları dönemine ait önemli bir dosya yıllar sonra yeniden aralandı. Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında gerçekleşen ve ardındaki sır perdesi tam olarak aralanamayan eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne yönelik soruşturmada, yargı ve jandarma birimlerince eş zamanlı operasyonlar başlatıldı. Adalet Bakanlığı'nın "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı" bünyesinde dosyayı yeniden incelemeye alması ve takipsizlik kararını kaldırmasının ardından, olay tarihinde aynı koğuşu paylaşan kritik isimlerin de dahil olduğu yeni bir gözaltı dalgası kamuoyuna yansıdı. Gözaltı listesindeki en çok dikkat çeken figürlerden biri ise o dönem cezaevinde bulunan ve yaşanan kritik saatlere tanıklık eden emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım oldu.

Hasan Ataman Yıldırım Kimdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzun yıllar boyunca kritik görevlerde bulunmuş olan Hasan Ataman Yıldırım, mesleki kariyerini emekli Deniz Yüzbaşı rütbesiyle tamamlamış bir isimdir. Askeri geçmişinin yanı sıra akademik ve teknik yönüyle de ön plana çıkan Yıldırım; bilişim teknolojileri, sistem analistliği ve bilgisayar mühendisliği alanlarında uzmanlaşmış, yurt dışında da tescilli eğitimler görmüş bir teknik profesyoneldir. Türkiye kamuoyunun adını ilk kez 2000'li yılların sonlarında dalga dalga yayılan Ergenekon soruşturmaları sırasında duyduğu Hasan Ataman Yıldırım, o dönem yürütülen kumpas yargılamaları kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne nakledilmiştir. Cezaevi sürecinde yalnızca teknik savunmalarıyla değil, aynı koğuşu paylaştığı dönem Türkiye'sinin en kritik istihbarat ve askeri görevlileriyle olan mecburi kader birliğiyle de hafızalara kazınmıştır. Kaleme aldığı çeşitli eserler ve bilişim odaklı araştırma yazılarıyla da tanınan emekli subay, kumpas davalarının çökmesinin ardından serbest kalmış, ancak cezaevinde şahit olduğu şüpheli ölüm olayları nedeniyle hukuki süreçlerin her zaman merkezindeki doğal tanıklardan biri olarak kalmıştır.

Hasan Ataman Yıldırım Neden Gözaltına Alındı?

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Kaşif Kozinoğlu'nun vefatını kapsayan şüpheli ölüm dosyası çerçevesinde adli makamlar, ihmaller zincirini ve örgütlü kasıt ihtimallerini yeniden mercek altına aldı. Başsavcılığın talimatı doğrultusunda hareket eden jandarma birimleri, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere koordineli operasyonlar düzenleyerek aralarında eski kamu görevlileri ve askerlerin bulunduğu isimlere yönelik gözaltı kararlarını uygulamaya koydu. Hasan Ataman Yıldırım'ın gözaltına alınma gerekçesinin temelini, Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde fenalaştığı ve hayatını kaybettiği günün en yakın, birinci derece canlı tanığı olması oluşturuyor. Yargı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, geçmişte dosyanın kapatılmasına neden olan usulsüzlüklerin, o dönem yürütülen eksik incelemelerin ve FETÖ iltisaklı cezaevi personelinin müdahalelerinin aydınlatılabilmesi adına, koğuş içerisindeki tüm detayların yeniden sorgulanması elzem hale geldi. Savcılık, o dönemki cezaevi yönetimi ve adli yetkililerle birlikte koğuş arkadaşı olan Yıldırım'ın da ifadesine başvurarak, 2011 yılındaki karanlık noktaları tamamen temizlemeyi hedefliyor.

Hasan Ataman Yıldırım Kaşif Kozinoğlu Bağlantısı Nedir?

Hasan Ataman Yıldırım ile eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu arasındaki bağ, Ergenekon davası sürecinde Silivri Cezaevi'nde aynı koğuşu ve aynı kaderi paylaşmış olmalarına dayanmaktadır. Kozinoğlu, tutuklanıp cezaevine gönderildiğinde koğuş arkadaşları emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ve emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım olmuştu. Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011 tarihinde spor yaptıktan sonra aniden fenalaşarak hayatını kaybetmesi, o andan itibaren Yıldırım'ı bu trajik olayın en önemli yasal şahidi konumuna getirdi. Nitekim Hasan Ataman Yıldırım, o dönem mahkemeye sunduğu resmi dilekçelerde Kozinoğlu'nun son saatlerini, cezaevi içerisindeki müdahale süreçlerini ve sağlık personeliyle ambulans teminindeki fahiş gecikmeleri en ince detayına kadar anlatmıştı. Yıldırım’ın iddialarına göre, Kozinoğlu göğüs ağrısı şikayetiyle yardım istediğinde acil butonuna basılmış, ancak sağlık ekiplerinin koğuşa ulaşması ve hastanın hastaneye nakledilmesi süreçlerinde ciddi zaman kayıpları ve organizasyonel ihmaller yaşanmıştı. Günümüzde dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte, Yıldırım'ın geçmişte sunduğu bu beyanlar ile cezaevindeki FETÖ bağlantılı gardiyanların eylemleri arasındaki korelasyon, kurulan bağın ve yürütülen yeni adli soruşturmanın ana omurgasını oluşturuyor.

Muhabir: YUSUF UYANIK