Türk futbolunun en saygın ve tecrübeli isimleri arasında yer alan, gerek futbolculuk kariyerinde gerekse teknik direktörlük döneminde önemli başarılara imza atan İsmail Kartal, spor camiasında ve taraftarlar arasında uzun yıllardır "Arap İsmail" lakabıyla anılmaktadır. Özellikle sarı-lacivertli formayı giydiği efsaneleşmiş dönemlerden bu yana üzerine yapışan bu lakap, günümüzde de futbolseverlerin en çok merak ettiği ve arama motorlarında sıkça sorguladığı konuların başında geliyor. Başarılı teknik adamın adıyla adeta bütünleşen bu ifadenin arkasındaki gerçek hikaye, etnik köken tartışmalarından uzak, tamamen nostaljik ve samimi bir geçmişe dayanıyor.

İsmail Kartal’a Neden Arap Deniyor?

Futbol dünyasında birçok ismin kendine has sembolleşmiş unvanları bulunurken, İsmail Kartal'ın "Arap" olarak çağrılmasının nedeni çok uzun zamandır geniş kitleler tarafından merak konusudur. Kamuoyunda ve sosyal medyada bu ifadenin kökenine dair farklı kültürel ya da coğrafi senaryolar üretilse de işin aslı sanılandan çok daha basittir. Deneyimli teknik direktörün bu lakapla nitelendirilmesinin yegane sebebi, çocukluk yıllarından itibaren sahip olduğu oldukça esmer ten rengidir. Türkiye'de özellikle eski dönemlerde, ten rengi belirgin şekilde koyu veya esmer olan çocuklara ya da gençlere çevreleri tarafından sevgi ve samimiyet göstergesi olarak bu tür yakıştırmaların yapılması yaygın bir gelenekti. İsmail Kartal da tamamen bu toplumsal alışkanlığın bir sonucu olarak, çocukluğundan bu yana esmerliği sebebiyle bu unvanla anılmaya başlanmıştır.

Arap İsmail Lakabını Kim Taktı?

Spor dünyasında efsaneleşen bu lakabın ilk olarak kimin tarafından ortaya atıldığı ve resmiyet kazandığı da futbol tarihine meraklı olanların sıklıkla araştırdığı bir diğer detaydır. Katıldığı televizyon programlarında ve verdiği röportajlarda bu konuya açıklık getiren tecrübeli futbol adamı, bu unvanın tek bir kişi tarafından değil, çocukluk döneminde büyüdüğü mahalledeki arkadaşları ve yakın çevresi tarafından takıldığını ifade etmiştir. İlerleyen yıllarda futbolculuk kariyerine adım atmasıyla birlikte bu ifade, sadece mahalle arasında kalmamış, tribünlere ve taraftarlara da sirayet etmiştir. Özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllarda yeşil sahalarda fırtınalar estirirken, tribünlerin "Arap vuruyor, Arap geliyor" şeklinde tempo tutmasıyla bu yakıştırma tüm Türkiye'nin hafızasına kazınan resmi bir unvana dönüşmüştür. Hatta dönemin yabancı futbolcularının bile kendisine bu şekilde hitap ettiği, usta teknik adamın esprili anılarında yer almaktadır.

İsmail Kartal'ın Etnik Kökeni ve Aile Bağları Nedir?

"Arap İsmail" ifadesini ilk kez duyan ya da konunun arka planını bilmeyen birçok kişi, başarılı çalıştırıcının aile kökeninde Orta Doğu veya farklı bir coğrafi bağ olup olmadığını sorgulamaktadır. Ancak bizzat İsmail Kartal tarafından yapılan net açıklamalar, bu durumun herhangi bir etnik köken, soy bağı veya farklı bir kültürel geçmişle kesinlikle bir ilişkisi bulunmadığını ortaya koymaktadır. Ailesinde veya soy ağacında Araplıkla uzaktan yakından bir bağ bulunmadığını açık yüreklilikle dile getiren deneyimli futbol adamı, tamamen yerli ve milli bir soy geçmişine sahiptir. Doğma büyüme İstanbullu olan başarılı hocanın aile kökeni, Karadeniz Bölgesi'nin köklü ve karakteristik şehirlerinden biri olan Rize'ye dayanmaktadır. Dolayısıyla, kendisiyle özdeşleşen bu unvan coğrafi veya soybilimsel bir aidiyeti değil, yalnızca Türk futbolunun köklü geçmişinden gelen sempatik bir saha içi hatırasını temsil etmektedir.

İsmail Kartal Aslen Nereli?

1961 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesine bağlı olan, boğazın incisi Anadolukavağı'nda dünyaya gözlerini açan İsmail Kartal, çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bir bölümünü bu tarihi semtte geçirmiştir. İstanbul'da doğup büyümesine ve futbol kariyerinin ilk tohumlarını burada atmasına rağmen, başarılı teknik direktör aslen Rizelidir. Ailesinin geçmişi ve baba ocağı Rize'nin Kalkandere ilçesine dayanan Kartal, fırsat buldukça Karadeniz'deki akrabalarını ve memleketini ziyaret ederek bağlarını koparmadığını göstermektedir. Hem İstanbullu kimliğiyle metropol kültürünü benimsemiş hem de Rizeli kökenleriyle Karadeniz insanının azmini ve kararlılığını karakterine yansıtmış olan usta çalıştırıcı, Türk futbolunda beyefendiliği ve çalışkanlığıyla iz bırakmaya devam etmektedir.

Muhabir: YUSUF UYANIK